YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16730
KARAR NO : 2014/6585
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2012
NUMARASI : 2011/536-2012/392
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2011/536-2012/392 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil R.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004-2008 yılları arasında davalı şirketin yönetim kurulu üyeliği nedeniyle hak etmiş olduğu 201.600,00 TL huzur hakkı alacağı ile 209.955,31 TL ticari faizi olmak üzere toplam 411.555,31 TL alacağın davalı şirketten tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu, müvekkilinin huzur hakkı alacağının genel kurul kararlarına dayalı olduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 12.05.2008 tarihinde istifa ederek ayrıldığını ve ayrıldığı sırada verdiği ibranameler ile şirketten hiçbir alacağının kalmadığını beyan ettiğini, davacıya huzur hakkı ödemelerinin yapılmış olduğunu savunarak, haksız bulunan davanın reddi ile kötü niyetli olan davacının % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2004, 2005, 2006, 2007 ve 01/01/2008-12/05/2008 tarihleri arasında davalı şirkette hissedar, yönetim kurulu üyesi ve muhasebe müdürü olarak görev yaptığı, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla alabileceği bir huzur hakkının olmadığı, bizzat 13/05/2008 tarihli ibranamenin davacı tarafça imzalanarak davalının ibra edildiği, 2004-2005 yıllarına ait huzur hakkı bedellerinin bordro ile ödendiği, 2006-2008 dönemine ait huzur hakkı ücretlerinin ise maaşına ek ayrı bir ödeme kalemi ile ödendiği, bu bedelden SGK kesintisinin yapılmaması huzur hakkı bedeli olarak ödendiğinin bir göstergesi olduğu, davacının muhasebe ve finansman departmanı sevk ve idaresinden sorumlu olduğu, şirket ticari defter ve belgelerinin yasa ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tutulmasından sorumlu olduğu, bizzat davacı tarafından imzasız olan kendisine ve diğer çalışanlara ait bordrolarda yer alan miktarların şirket hesaplarından masraf yazılarak düşülmüş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı tarafça tahsili istenen iş avansı konusunda usulüne uygun olarak açılmış bir karşı dava bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı tarafça icra takibinde kötü niyetli olduğu iddia edilen davacı için % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesi istenmiş ise de mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.Bu durumda mahkemece, anılan hususta bir değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.