Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17005 E. 2013/1888 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17005
KARAR NO : 2013/1888
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 gün ve 2009/281-2010/522 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.07.2012 gün ve 2011/1937-2012/11605 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı … Yat Marina Turizm San. Tic. A.Ş.’nin 27/10/2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında mevcut hazurun cetveline göre toplam hissenin %97sine denk gelen 3.395.000 adet hissenin davacı şirkete ait olduğunu, bu hisselerin tamamının şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin imzasını taşımayan ve bu haliyle yoklukla malul bulunan bir anonim şirket hisse devir sözleşmesiyle davalı …’e verildiğini, davalı …’in ise bu hisselerin 3.000.000 adedini daha sonra davalı …’e devrettiğini oysaki davacı şirkete ait hisselerin devrinin davacı şirketi söz konusu işlemde temsil yetkisine sahip olmayan … ve … tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek, geçersiz hisse devir işleminin butlanının tespitine, iptaline ve pay defterinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu devir sözleşmesini davacı şirket adına imzalayanlardan birinin şirket müdürü … olup bu kişinin aynı zamanda davacı şirketin ticaret temsilcisi olarak atandığı, diğer ticari temsilci olarak atanan kişinin … olduğu, Borçlar Kanunu’nun 450/1. maddesi gereğince ticari mümessilin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı işletmesinin gayesine dahil her türlü tasarrufu işletme adına yapmaya yetkili bulunduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında ticari mümessilin özel yetki almadan yapacağı işlerin gösterildiği, mümessillik yetkisinin ancak bir işletmenin varlığı halinde söz konusu olduğu ancak ticari mümessilin işletmenin ortadan kalkmasına, tasfiye olunmasına yol açacak işlemleri yapma yetkisinin olmadığı, ticari işletmeyi devredemeyeceği, tacirin iflasını isteyemeyeceği ve bunun gibi bir takım işlemleri yapma yetkisinin bulunmadığı, bu kapsamda değerlendirildiğinde ticari mümessilin, toplam sermayesi 25.000.000 TL olan şirketin başka bir şirketteki 16.975.000 TL tutarındaki hisselerini devretme yetkisine sahip olduğunun düşünülemeyeceği nitekim şirketin mal varlığının çok büyük bir kısmının bu şekilde devredildiği, diğer taraftan devir sözleşmesinde ortaklardan …’ın imzasının da bulunduğu ancak bu kişinin hisseleri devralan kişi olduğu, bu sebeple yetkili müdür …’ın yanında en azından diğer ortağın imzasının da bulunmasının gerektiği, …’nun 552’nci maddesi gereğince limitet şirketlerde de uygulanması gereken 443/2. maddesi gereğince aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararının gerekli olduğu, ancak her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere …ve …ailelerinin sahibi bulunduğu Halikarnas Şirketler Grubuna dahil 11 adet şirket ve malvarlıklarının, ortakların almış oldukları kararla paylaşıldığı, bu kapsamda şirketlerdeki hisselerin karşılıklı olarak devredildiği, aynı şekilde taşınmazlar ve araçların da devre konu edildiği, buna rağmen hazırlanan Halikarnas şirketler grubu ortaklığının tasfiyesi ve hisse devir sözleşmesinin grubun hakim ortaklarından … tarafından imzalamaktan ve sözleşme gereğince … tarafından yapılması gereken ödemelerden kaçınıldığı ve hataya düşürüldüğünden bahisle tapu kayıtlarının iptali, mümkün olmadığında bu taşınmazların bedelinin tahsilinin istendiği, bu amaçla … ve Kadıköy’de davalar açıldığı, dolayısıyla davaya konu devir işleminin de davacı şirket ve ortakları tarafından benimsendiği, …’ın davacı firmanın hisselerini …’tan bu tasfiye kapsamında devraldığı ve devir tarihinden sonra da şirket yönetimine katılmaya başladığı ancak davalı şirketin toplantı ve yönetimine katılmadığı, bu sebeple davaya konu edilen hisse devrinin geçerli olmadığı ancak aradan geçen uzun süreden sonra geçersizliğin ileri sürülmesinin Medeni Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının ancak tasfiyeden doğan farkı talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce değişik gerekçe ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 50,45 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.