Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/17030 E. 2013/4758 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17030
KARAR NO : 2013/4758
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ : … ….FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2010 tarih ve 2007/132-2010/9 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12.03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “…” ibaresinin müvekkili şirketin hem ticaret unvanının esas unsuru, hem de uzun süreden beri kullandığı markası olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin tanıttığı bu markayı “… … …” şeklinde kendi adına tescil ettirdiğini, esasen davalının uzun yıllardır kullandığı ve halen kullanmakta olduğu markasının “……” olduğunu, kaldı ki davalının tescil ettirdiği bu markayı da tescil ettirdiği şekilde değil “… …” şeklinde kullandığını, bu hususun yapılan tespit ve bilirkişi raporu ile de sabit bulunduğunu, davalının davacının tescilli markasından yararlanmaya çalıştığını ileri sürerek, müvekkilinin ticaret unvanına ve markasına yönelik davalı tecavüzünün men’i ve giderilmesini, davalı adına tescilli “… … …” markasının hükümsüzlüğünü ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin 1964 yılından beri aralıksız aynı adreste faaliyet gösteren “… …” isimli bir …nin sahibi ve işletmecisi olduğunu, bu marka üzerinde gerçek hak sahibi olup, öncelik hakkına sahip bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın hükümsüzlüğü istenen markada “…” ibaresini tek başına kullanmadığı, bu ibareye ilave sözcükler ekleyerek farklı bir kompozisyonda ayırt edici nitelik kazandıracak şekilde kullandığı, davalının “… …” ibaresini davacının marka korumasının başladığı 2002 yılından önce kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının, hükümsüzlüğü istenen 2004/21101 sayılı markanın kapsadığı 35. sınıf “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.