YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17044
KARAR NO : 2014/6378
KARAR TARİHİ : 01.04.2014
MAHKEMESİ : GÖLPAZARI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2012
NUMARASI : 2010/15-2012/96
Taraflar arasında görülen davada Gölpazarı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2010/15-2012/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. F. A. M. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın kazası sonucu yaralanan yolcu İ.K.’e aracın karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması nedeniyle müvekkilince 100.000 TL ödendiğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin aktif olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigortası aktif olduğu için zarar gören yolcu İlker Keskin bu sigorta poliçesi kapsamında zararını karşılayabilecekken davacı G.. H..nın ödeme yaparken aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının aktif olduğuna dikkat etmeyerek doğrudan zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortasından ödeme yaptığı, davacının kendi kusuru nedeniyle doğrudan zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortasından hatalı ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın kaza tarihinde zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası olmaması nedeniyle hak sahibine ödenen bedelin tahsiline ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, dava konusu aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortasının yaptırılmadığı, davacının zarar gören dava dışı şahsa bu nedenle ödeme yaptığı dosya kapsamı ile çekişmesizdir. Esasen uyuşmazlık, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmasına rağmen davacının zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası olmaması nedeni ile zarar görene ödeme yapıp yapamayacağı, diğer bir deyişle ödeme yapmasında bir hukuksal yanlışlık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçelerle davacının dava dışı zarar görene kusurlu olarak ödeme yaptığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17. maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi gereğince, bu sigorta türü ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasası’ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 18’nci maddesi uyarınca da taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasa’nın 17’nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8’nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere,yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla,yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, dava konusu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmasına rağmen davacının zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortasından dava dışı zarar görene ödeme yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ilke olarak kabul edilerek işin esasına girilmek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye ve isabetli olmayan yazılı gerekçeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.