Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/1717 E. 2013/1436 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1717
KARAR NO : 2013/1436
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.10.2011 tarih ve 2010/246-2011/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, davalının, davacıya ait “…” esas unsurlu markalarını kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, davacının şöhretinden haksız ve hukuka aykırı olarak istifade ettiğini ileri sürerek; davalının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, marka hakkına tacavüz nedeniyle “…” ve “…” ibarelerinin yer aldığı tabela, yazı, ambalaj, her türlü tanıtım ve reklam meteryallerine el konulmasına, imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davalının firmasınnı adının da … olduğunu, davalının “…” ismini 1984 yılından beri kesintisiz olarak kullandığını, bu nedenle davalının … markası üzerinde daha önce elde edilmiş hakkı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiş, davalı adına tescilli “…” ibaresini içeren markalarının ve bu ibareyi içeren davacının işletme adı veya ticaret ünvanının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı tarafından “… …” ibarelerinin 2000 yılından itibaren işletme adı ve tescilsiz hizmet markası olarak kullanıldığı, … kelimesinin aynı zamanda davacı-karşı davalının ismini oluşturduğu, taraf işletmelerinin çok yakın olduğu, davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davalının kullanımın bilindiği ve 8 senedir zımnen kabul edildiği, markaların hükümsüzlüğünün gerekmediği, davalı-karşı davacı tarafından 1984 yılından itibaren “…” kelimesinin kullanıldığı, …i satışının ve satılan ürünün belirtilmesinin engellenemeyeceği, kullanımın 556 sayılı KHK’nin 12. maddesi uyarınca dürüst kullanım oluşturduğu, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşmayacağı gerekçesiyle, asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15’ar TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.