YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17244
KARAR NO : 2013/15900
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2009 gün ve 2009/410-2009/808 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkemece verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiş, temyiz dilekçesine kayıt yapılmış, dilekçede adli yardım talebinde bulunulmuş ve temyiz harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir. 6100 sayılı yasanın 334. maddesi; “1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler.” hükmündedir. Görüldüğü üzere yasada adli yardımdan gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği düzenlenmiştir. Böylelikle sermaye şirketlerinin adli yardımdan faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede temyiz talebinde bulunan davacının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, davacının bir özel hukuk tüzel kişisi olan limited şirket olduğu görülmüştür. Yukarıda anılan yasa hükmü çerçevesinde davacı tüzel kişinin adli yardımdan yararlanma hakkı bulunmadığından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddine; ancak temyiz dilekçesinin yasal süresi içerisinde verilmekle yerel mahkemenin temyiz defterine kaydedildiği anlaşılmakla temyiz harcını yatırmasının sağlanmasından sonra her halükarda davacı tarafın temyiz itirazlarının incelemesi bakımından iade edilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle adli yardım talebinin reddine dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.