YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17565
KARAR NO : 2013/15451
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2009/811-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29/03/2009 tarihli yerel seçimlerde Tokat İli …İlçesi … Beldesi M.H.P. Belediye Başkan adayı olarak seçimlere katıldığını ve kazanamadığını, seçimi A.K.P adayının kazandığını, bunun üzerine davalı Kurum ile …Noterliği’nin 20/10/2009 tarih ve 02263 yevmiye sayısında kayıtlı Acentelik Sözleşmesi’ni imzaladığını, sözleşmeye göre müvekkilinin … Beldesi’nin davalı Kurum acenteliğini yapacağını, bu konuda eğitim seminerlerine katıldığını ve hayatını sözleşmeye göre şekillendirdiğini; ancak davalı Kurum’un, sözleşmenin 13. maddesine dayalı olarak 16/11/2009 tarihli yazıları ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, fesih nedenlerinin de … Şubesi’nin gelir gider durumunun bir süre daha izlenerek acenteliğe dönüşme işleminin ona göre değerlendirileceği olarak belirtildiğini, oysa feshin gerçekte müvekkilinin siyasi düşüncesinden ve yerel seçimleri kazanan A.K.P. Belediye Başkanı’nın girişimleri ile gerçekleştiğini;ancak P.T.T. Acentelikleri Yönetmeliği’nin 38. maddesinde feshin haklı nedenlerinin düzenlendiğini,somut olayda davalının fesih nedeninin bu madde metnine göre haklı neden sayılmadığını ileri sürerek haksız fesihten dolayı 10.000 TL manevi ve mahrum kaldığı kar kaybının karşılığı olarak 5.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetkili mahkemenin Tokat Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, yine müvekkilinin kamu kurumu olması nedeni ile davanın İdari Yargı yolunda çözümlenmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin, … Belediye Başkanlığı’nın 22/10/2009 tarihli yazıları ve belde sakinlerinin beldedeki P.T.T. Şubesi’nin kapatılmaması yönündeki taleplerini içerir imzalı dilekçeleri doğrultusunda şubenin gelir gider durumunun yeniden gözden geçirilmesi suretiyle feshedildiğini, davacının teminatının da iade edildiğini, sözleşmenin 13. maddesine göre, herhangi bir nedenle sözleşmenin feshi halinde acentenin buna itiraz edemeyeceğinin ve tazminat talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, bu nedenle maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın niteliği gereği yargı yolu itirazının yerinde olmadığı,yine davalının ikametgahının Ankara olması nedeni ile yetki itirazının kabul edilmediği, taraflar arasında …Noterliği’nden onaylı P.T.T. Acenteliği Sözleşmesi bulunduğu ve davacı henüz işe başlamadan davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin 13. maddesinde fesih hallerinin düzenlendiği, yine aynı maddede acentenin feshe itiraz edemeyeceğinin ve tazminat talep edemeyeceğinin belirtildiği, sözleşmenin bu madde dolayısıyla genel işlem şartlarından fiili tekel kapsamına girdiği ve feshin anılan madde uyarınca haklı olmadığı;ancak davacının fesih sonrasında teminatını geri aldığı, eğitim seminerlerine gidilmiş olmasının maddi zarar olarak değerlendirilemeyeceği, her hangi bir kar kaybının bulunmadığı ve maddi zararın oluşmadığı, yine tarafların özgür iradesi ile düzenlenmiş sözleşmenin feshi halinde manevi tazminat istenemeyeceği, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinin haksız feshinden doğan maddi ve manevi tazminat davası olup mahkemece, davacının sözleşmenin feshinden dolayı yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat talebi, davacının fesih sonrasında teminatını geri almış olması, eğitim seminerlerine gidilmiş olmasının maddi zarar oluşturmayacağı ve aynı beldede daha önce faaliyette olan PTT şubesinin sözleşmenin ihalesinden evvel zarar etmekte olduğu, bu nedenle şubenin kapatılması ile beldedeki faaliyetlere acente olarak devam ettirilmesi yoluna gidildiği, dolayısıyla davacının sözleşme feshedilmemiş olsaydı dahi kar etmesinin mümkün olmadığı gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.Ancak; davacının bu sözleşme ile kar elde edip edemeyeceği hususunun; koşulları, çalışma biçimi ve yaklaşımı farklı olan şubeyle karşılaştırılarak değerlendirilmesi doğru değildir. Mahkemece, gerekirse benzer beldelerdeki acentelerin faaliyetleri ile gelir gider tablosu araştırılarak, davacının yaptığı sözleşme ile acente olarak çalışma biçimi, koşulları ve yaklaşımı benzer olan acenteliklerdeki durumun değerlendirilmesi suretiyle sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.