YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17737
KARAR NO : 2013/11760
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2011 tarih ve 2008/159-2011/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalıya ait olan kreşin devri konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin devir karşılığında davalıya 15.000 TL bedelli bir çek verdiğini, müvekkilinin kreşin faaliyetlerini sürdürebilmesi için zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir sebebe dayanmadan feshettiğini ve kreşin kapısını kırıp içeriye girerek kreşe el koyduğunu, devir sözleşmesi için verilen 15.500,00 TL değerindeki çekin iade edilmediğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kar mahrumiyetine uğradığını, ayrıca kreşi devraldıktan sonra çalışan personel ödeme yaptığınu bu suretle de zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararının 1000 TL’lik kısmının haksız fesih tarihi olan 22/09/2007 ‘den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılama sırasında talebini 31.680 TL bir yıllık kazanç kaybı ve 3.552.22 TL kreşe yaptığı masraf olmak üzere toplam 35.192,22 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 31/08/2007 tarihinde sözleşme imzalanmış ise de bu sözleşmenin hiç yürürlüğe girmediğini, sözleşmenin kısa bir süre sonra yürümeyeceği gerekçesiyle feshedildiğini, davacının sözleşme koşullarına aykırı davranarak müvekkilinin binasına ağır zararlar verdiğini, bu zararlarda … Sulh Hukuk mahkemesinin 2007/50 D.iş sayılı dosyasında tespit ettirildiğini, davacıya kreşe yaptırdıklarını alması konusunda ihtar çekildiğini, ancak davacının almadığını, devir karşılığı verilen çekin iade edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arsında imzalanan işletmenin devri sözleşmesinin feshedildiği, davacı tarafından kreşe yapılan masrafların davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğu, davacının kar kaybı talebinin, henüz bir kira ödemesi yapılmadığından ve sözleşme süresinin de belli olmadığından hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.552.22 TL’nin dava tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasında, 31.08.2007 tarihli “Kurum Devir Sözleşmesi” yapıldığı, bu sözleşmeye göre, davalının malik ve işleteni olduğu iş yerini davacıya devrettiği ve ayrıca malik sıfatıyla davacı ile kira kontratı da akd etmeyi üstlendiği, bundan sonra davacının devredilen iş yerine girerek bir takım masraflar yaptığı, ancak kira kontratının yapılmadığı, iş yerinin halen davalının elinde bulunduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Toplanan delillere göre, sözleşmeyi davalı taraf feshetmiş olup, davalının bu fesihte haklı olup olmadığı, davacının talep edebileceği tazminat tutarı taraflar arasında ihtilaflıdır. Bu durumda mahkemece, evvela, taraflar arasındaki iş yeri devir sözleşmesinin feshinde, davalının haklı olup olmadığı üzerinde durulup taraflardan bu yöndeki delilleri, taraflardan sorulup toplanarak, davalının fesihte haklı olup olmadığının belirlenmesi, fesihte haksız olduğunun tespiti durumunda, davacının BK. 106 vd. maddeleri gereğince müspet veya menfi zararını isteyebileceği göz önüne alınarak, oluşturulacak bilirkişi kurulundan haksız fesih nedeniyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davalı, bedeline hükmedilen imalatların içinde, elektrik süpürgesi, muhtelif sayıda tabak, fırça v.b gibi götürülmesi mümkün eşyaların olduğunu, gerek davadan önce davacıya çektiği ihtarda, gerekse davadaki savunmalarında belirttiği halde mahkemece bu husus üzerinde durulup bu kalem eşyaların tespiti yapılmaksızın, tamamının bedeline hükmedilmesi de kabule göre doğru olmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.