YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17742
KARAR NO : 2014/6915
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2006/128-2012/223
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2006/128-2012/223 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ö.. C.. ile davalı vekili Av. A.. B.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında müvekkiline ait tutamaklı şişe taşıyıcısına ilişkin faydalı model belgesine konu buluşun hükümsüz kılınması için dava açıldığını, bu davada davacı istemi üzerine müvekkiline ait faydalı model belgesine konu buluşun üretiminin ve lisans yolu ile başkasına kullandırılmasının önlenmesi için tedbir kararı verildiğini, bu tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 69.722,88 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtiyati tedbir kararının sadece faydalı model belgesinin başkalarına devrinin önlenmesine yönelik olduğunu, üretim yapma ve lisans vermeye engel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının açmış olduğu hükümsüzlük davasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacının kendisine ait faydalı model belgesine konu buluşa ilişkin üretim yapamadığı ve lisans hakkı veremediği, bu nedenle davacının zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 96.722,88 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat istenebilmesi için öncelikle ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun anlaşılması gerekmektedir. Bu ise, kural olarak asıl davanın sonucunda belli olur.
Somut olayda, haksız olduğu ileri sürülen ihtiyati tedbir kararının verildiği İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2002/7 Esas sayılı dava dosyasında davalı vekili tarafından davacıya ait TR 2000/3408 sayılı faydalı model belgesinin yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı iddiası ile açılan hükümsüzlük davasında, mahkemece, davacıya ait TR 2000/3408 sayılı faydalı modelinin yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, ancak yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle belgenin işlemden kaldırılarak geçersiz hale geldiği, dolayısı ile hükümsüzlük davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ancak davalının dava açmakta haklı olması nedeniyle yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmiş ve Yargıtay incelemesinden geçerek karar kesinleşmiştir. Bu durumda, ihtiyati tedbir kararının verildiği davada, davacıya ait faydalı model belgesinin yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığı belirlendiğine göre, ihtiyati tedbir kararının haksızlığından sözedilemez.
Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir kararının haksız verildiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.