Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18039 E. 2013/18939 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18039
KARAR NO : 2013/18939
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 tarih ve 2011/142-2012/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili işletmenin 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu kapsamında hisselerinin tamamının Devlete ait Kamu İktisadi Devlet teşekkülü olduğunu, Rize Limanı’nın, 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu kapsamında işletme hakkı devir yöntemiyle özelleştirildiğini, müvekkili kuruluş ile davalı işletme arasında imzalanan 06.08.1997 tarihli Rize Limanı İşletme Hakkı  Devir Sözleşmesi’nin 4. maddesine “Rize Limanından, işletici tarafından ilgili vergi dairesine ibraz edilecek mali tablolardaki rakamlar esas alınmak üzere; yolcu, yük ve araç taşıma hizmetleri; liman hizmetleri; ( pilotaj ve romorkaj hizmeti satışı, barınma yerleri hizmet satışı, tatlı su satışı, yükleme hizmet satışı, boşaltma hizmet satışı, atıkların alınması hizmet satışı, tartı hizmet satışı, ardiye ve terminal hizmet satışı, eşya dondurma ve muhafaza hizmet satışı, yolcu salonu hizmet satışı ve diğer liman hizmetleri) ile devir teslime konu limanın açık ve kapalı alanlarında kiraya verilmiş yerlerden işletici tarafından alınacak kiralardan elde edilecek hasılatın her yıl için %25, devir teslimi yapılacak olan limanın kullanımında bulunan kapalı ve açık alanlar içinde yapılacak faaliyet dışı işlemler ile faiz, komisyon vb. diğer faaliyet dışı gelirlerden elde edilecek tutardan, sabit işletme hakkı bedeli ( sabit işletme hakkı bedeline ilave edilecek, LİMAN’da TDİ tarafından kiraya verilmiş tesis ve gümrüksüz mağzaların kiraları dahil olmak üzere ) mahsup edilecek, bu işletmeden sonra sabit işletme hakkı bedelini aşan kısım işletici tarafından yıllık mali tabloların ilgili vergi dairesine ibrazını mütakiben 30 gün içerisinde TDİ’ye ödenecektir” denildiğini buna göre 2009 yılı TDİ payı hesap edilerek, davalının 163.747,77”USD asıl alacak 4.639,52 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 168.387,29 USD alacağın tahsili için davalı hakkında  Beyoğlu 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/36673 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine karşı yetki, tahkim ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu,ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;müvekkili şirketin merkezinin ve sözleşmenin ifa yerinin Rize olması nedeniyle yetkili mahkemenin Rize mahkemeleri olduğunu, aynı şekilde yetkili icra dairesinin de Rize icra daireleri olduğunu, taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince sözleşmenin uygulanmasından doğan ihtilafların öncelikle sulh yoluyla olmadığı takdirde tahkime gidileceğini bu nedenle tahkim itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin yıllık geliri üzerinden sözleşmenin 4. “maddesinde açıklanan şekilde hesaplanacak yıllık hasılat payı ödendiğini, ancak bu payın ödenmesinde bu güne kadar uygulanan yöntemin yanlış olması nedeniyle davalının fazladan 847.224,00 USD fazla para ödediğini, bu konuyla alakalı olarak sulh görüşmelerinin devam ettiğini buna rağmen dava açılmış olmasının yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; BK nun 73/1 madde hükmü gereği davacının yerleşim yeri Beyoğlu olduğu nazara alındığında Beyoğlu İcra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazının yerinde olmadığı,taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, faaliyet gelirinin %25 i ve faaliyet dışı  gelirlerin %2 sinin TDİ payı olacağının hükme bağlandığını buna göre hesap yapıldığında ödenecek TDİ tutarının 163.747,77 USD olduğu,Davacı tarafından 163.747,77 USD nin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilerek 7 gün süre verildiği, ihtarnamenin 12.06.2010 tarihinde tebliğ edildiği davalının 20.06.2010 tarihinde temerrüde düştüğü,sözleşmenin 38. maddesinde ödemelerin zamanında yapılmaması halinde döviz bazında %1 gecikme faizi uygulanacağı belirtildiğinden, temerrüt tarihi olan 20.06.2010 tarihinden 18.08.2010 tarihine kadarki zaman içinde işlemiş faizin 3.122,42 USD olduğu gerekçesiyle , davalının Beyoğlu 5 İcra Müdürlüğünün 2010/36673 esas nolu takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 163.747,77 USD asıl alacak,  3.122,42 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.870,19 USD alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1 oranında döviz faizi uygulanmasına ,dava konusu alacak likit olup, davalı tarafın itirazında haksız olduğu gerekçesiyle de asıl alacağın %40 oranı olan 98.287,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 16.763,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.