YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18062
KARAR NO : 2013/6439
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ( . ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada … … . Asliye Hukuk (… . Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 13.12.2011 tarih ve 2011/597-2011/826 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine … İcra Dairesi’nin 2010/7840 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin gemi kaptanı olduğunu borcu olmayan bir parayı ödemekle karşı karşıya kaldığını, takibe konu faturalarda müvekkilin adı ve imzası bulunmadığını, adı geçen borçtan müvekkilin şahsı değil şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek takibe konulan faturlar nedeni ile davalıya 12.670,48 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/7840 Esas sayılı dosyası ile borçlu … M/… … Gemisi Donatanı ve/veya İşleticisi … …/… hakkında takip başlattıklarını, ancak dosya borçlusu donatan/işletici olmamasına rağmen …’nın 1242. madde gereği tebligatların yapılması için … gemi kaptanlarının takipte gösterildiğini, kaptanların esasen takipte taraf ve dolayısıyla borçlu durumunda olmadıklarını, davacı hakkındaki haciz talebinin sehven yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının 08.06.2010 tarihinde … İcra Müdürlüğü’nün 2010/7840 sayılı dosyası ile borçlu … .. nolu … gemisi donatanı ve/veya işleticisi … Sa …/… … kaptanlar … , … ve … aleyhine çeşitli tarihli irsaliye ve fatura bedeli 12.670,48 TL asıl alacak 1.744,17 TL işlemiş reeskont faizi olmak üzere 14.144,65 TL’lik icra takibinde bulunduğu, asıl borçluya … dışı tebligat çıkarılamadığı ve kaptanlara tebligat çıkarıldığı, alacaklı davalı vekilinin 07.09.2011 tarihinde icra dairesinden … hakkında haciz talep ettiği 20.10.2011 tarihinde ise sehven yapılan haciz taleplerinin kaldırılmasını istediği, davacı …’ın davalıya herhangi bir borcunun olmadığı, davalı alacaklının davacı ve diğer kaptanlara karşı işlemlerinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve %40 kötüniyet tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1242. ve devamı maddelerinden kaynaklanan gemi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sırasında açılan menfi tespit davasıdır. Bu itibarla uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemelerinde görülüp karara bağlanması gerekir. Bununla birlikte, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca 6762 sayılı Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davaların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret mahkemelerine devredileceği düzenlenmiş, bu itibarla 13.07.2012 tarih 451 karar numaralı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Kararı uyarınca da adı geçen uyuşmazlıklar için … . ve …’nci Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlendirilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese de mahkemece re’sen nazara alınır. Bu durum karşısında mahkemece uyuşmazlık hakkında karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.