Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18379 E. 2013/9702 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18379
KARAR NO : 2013/9702
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2010/231-2012/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’in, Polimer Ltd. Şti.’deki hisselerini diğer hissedar …’a devretme hususunda anlaştıklarını ve aralarındaki anlaşmaya istinaden bu hisseleri devrettiklerini, bu devir karşılığında da 30/11/2006 keşide tarihli 7.500 TL’lik ve 30/12/2006 keşide tarihli 7.500 TL’lik 2 adet toplam 15.000 TL çeki müvekkiline …’ın, davalı şirket adına imzalayarak verdiğini, gününde çeklerin ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağını tahsili amacıyla … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1564 esas sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yaptığını, ancak davalı borçlunun, vekili vasıtasıyla açmış olduğu icra hukuk mahkemesindeki davada çeklerdeki borca ve imzaya itiraz etmediğini, sadece çeklerin kambiyo senedine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağını iddia ettiğini ve mahkemenin de takibe konu çeklerde keşide yeri olmadığından ve keşideci yanında yer ismi yazılı olmadığından dolayı takibi iptal ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili için icra mahkemesinin kararında belirttiği üzere bu sefer de … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2000 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, bu sefer de borçlu Ün-Ka temsilcisi …’ın, vekili vasıtasıyla icra dosyasına yaptığı itiraz ile imzaya itirazda bulunduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ve mağdur olduğunu, takibe konu çekleri Ün-Ka temsilcisi …’ın imzalayarak verdiğini ileri sürerek 15.000,00 TL’yi çeklerin bankaca tespit edilen ödememe tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminat olarak almış olduğu çekleri davaya konu yaptığını ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini, davacının %40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin hisse devri karşılığında davalı şirket temsilcisi …’a verildiği, yapılan hisse devir sözleşmelerinde davacının davalı şirket temsilcisi … ve eşi …’a hisse devri yaptığı, çek bedellerinin ödendiğine dair davalı tarafça herhangi bir belgenin dosyaya sunulamamış olduğu gerekçesiyle 15.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden (7.500,00’er TL’lik her bir çek bedeli açısından 30/10/2006 ve 30/11/2006 tarihlerinden itibaren) işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 801,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.