Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/240 E. 2013/1573 K. 24.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/240
KARAR NO : 2013/1573
KARAR TARİHİ : 24.01.2013

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (… Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 11/05/2011 tarih ve 2009/73-2011/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde 41. ve 44. sınıfta tescilli olan “… + şekil” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının 44. sınıfta “… + şekil” markasını tescil ettirmek suretiyle kötü niyetli olarak müvekkili şirket markasından faydalanmak istediğini, davalının markasının iltibasa neden olduğunu ve bu durumun 556 sayılı KHK.’nin 8/1-a ve b maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkini ile mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf teşkili sağlanmadan usulî işlemlerin yapıldığını ve müvekkili şirketin itibarının zedelendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin davacıyla aynı ve benzer hizmet sınıfında markasını tescil ettirmesinin iltibasa neden olabileceği gerekçesiyle, davalı adına tescilli markanın davacı markasıyla ortak hizmet sınıfı olan 44.sınıf hizmetler içinde yer alan “tıbbi hizmetler” ve “güzellik bakım hizmetleri” bakımından hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine kararın ilanına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında yer alan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafın asli talebi olan hükümsüzlük talebi mahkemece kabul edilmiş olmasına rağmen, ilan talebinin reddi nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hüküm fıkrasının 5. bendinin karardan çıkarılarak kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.