YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3140
KARAR NO : 2013/2720
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … …. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/…/2011 tarih ve 2011/115-2011/781 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 1987-1995 yılları arasında maaşından kesilen ve davalı bankaya ödenen Konut Edindirme Yardımının (KEY), davalı banka tarafından 1987 yılından itibaren reeskont faizi ya da normal vadeli hesaplara uygulanan faiz oranı ile hesap yaparak ödeme yapması gerekirken çok düşük miktarda KEY ödemesi yapıldığını ileri sürerek, KEY alacağının 1987 tarihinden itibaren dava bitene kadar geçen süre içinde yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ibraz edilen deliller ile davacının çalışmış olduğu kurumların yatırdığı KEY kesintilerinin davalı bankadan celp edilen belgelerdeki KEY kesintileri ile örtüştüğü, davalı bankaya Ocak 1987 ile Ağustos 1995 tarihleri arasında Fatih Mal Müdürlüğü’nce gönderilen son listelerde davacıdan yapılan kesinti toplamının 5.676.000 TL olarak bildirildiği, 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun’un 4. maddesindeki nemalandırmaya göre hesaplanan ve davacının 1987 yılından 1995 yılına kadar maaşından kesilen konut edindirme yardımı tutarı olan 1.547,… TL’nin davalı kurum tarafından haksız yere davacıya iade edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1547,… TL’nin hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının maaş hesabından yapılan konut edindirme yardım kesintilerinin geri ödenmesi istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 5664 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanun’nun …. maddesinde, bu kanunun uygulanmasında Banka’nın Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş’ni ifade ettiği, “Hak Sahiplerinin Belirlenmesi” başlıklı …. maddesi 4. fıkrasında ise, bankanın hak sahiplerinin isim, konut edindirme yardımı ve nemalarını içeren listeleri EGYO’ya (Emlak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı) bildireceğinin düzenlendiği, 7. maddesinde de, hak sahiplerine yapılacak nakit ödemelerin EGYO tarafından belirlenecek
ödeme planı ve süresine göre yapılacağı ve 8. maddesinde ise, nakit olarak yapılacak ödemeler için EGYO ile T.C. … Bankası Anonim Şirketi arasında protokol düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “İlan, ödemeler ve hak sahipliğinin sona ermesi” başlıklı 7/5. maddesine göre de, nakit olarak yapılacak ödemeler için EGYO ile T.C. … Bankası A.Ş arasında protokol düzenleneceği ve ödemelerin T.C. … Bankası A.Ş. şubeleri aracılığıyla toplu veya bireysel olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davalı Banka’nın bu davada davalı konumunda olması mümkün değildir.
Pasif husumet ehliyeti ile ilgili itiraz, zamanı yasayla tayin ve tahdit edilmiş bir ilk itiraz veya mahkemece nazara alınması davalı tarafından ileri sürülmesine bağlı bir def’i mahiyetinde de olmayıp, davanın her safhasında taraflarca dermeyanı mümkün ve mahkemece de resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda, mahkemece, anılan yasal düzenlemeler karşısında davalı Banka’nın pasif husumet ehliyeti olmadığı gözetilerek davalı Banka aleyhine açılan davanın reddi gerekirken, davalının sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.