YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3217
KARAR NO : 2013/3733
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27…2011 tarih ve 2007/384-2011/1048 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince karşılıklı yazılı sözleşme gereğince davalı adına pancar yükleme ve kepçe işi yapıldığını, her iki iş için toplam ….979,38 TL müvekkilinin alacağından ….429,38TL’nin ödenmediğini, davalıya keşide edilen ihtara verilen yanıt ile de bakiye borcun müvekkilinin dava dışı Yılmaz Petrol Ltd. Şti.’ne olan yakıt borcunun ödenerek tasfiye edildiğinin ileri sürüldüğünü oysa bu şirketin yakıt alacağı için davacı ve davalı aleyhine açtığı davada davalının yakıt borcu ilişkisini reddettiğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak kaydıyla ….419,38 TL’nin Kasım 1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 1999 yılında yaptığı iş karşılığı iddia ettiği alacağının zamanaşımına uğradığını, protokole göre de davacının sadece pancar yükleme işini yaptığını, kepçe işi karşılığı veya başka bir adla iş yapmadığını, yapılan iş karşılığı olarak da davacının Yılmaz Petrol’e olan borcunun ödendiğini, davacının protokol gereği yapması gereken iş karşılığının 7.790,00 TL yaptığı işin karşılığının ise 6.576,94 TL olduğu halinde gerek davacının kendisine, gerekse borçlu olduğu Yılmaz Petrol ve başka bir şahsa davacı adına yapılan ödemelerin daha fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında mal alışverişinden kaynaklanan sözleşmeye dayalı hukuki bir ilişkinin bulunduğunun sabit olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre 1999-2000 dönemine ilişkin pancar ürününün yüklenmesi işi için mazot fiyatı da dahil olmak üzere ton başına 95.000 TL olarak anlaşma yapıldığı, taraflar arasında belirlenen dönemde 71.724 ton pancarın yüklendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, yükleme işi sonunda davacının ….550,00 TL’yi tahsil ettiği, davacı tarafından bakiye alacak için toplam 4 adet fatura düzenlendiği, bu faturalardan 3916 ve 3917 nolu iki adet faturanın toplam 5.112,28 TL olarak davalı defterlerinde yer aldığı, diğer iki faturanın kayıtlarda yer almadığı, … …. madde uyarınca faturaların tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi durumunda kabul edilmiş sayılacağı, davalı defterlerine kaydedilen ve itiraza uğramayan iki adet fatura karşılığında hizmetin
alınmadığı yada tutarının faturada belirtilen kadar olmadığının ispat yükünün davalıda bulunduğu ve davalı tarafça ispatlanamadığı, davalı defterlerinde yer almayan diğer iki fatura tutarı kadar alacağı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı ve davacı vekilince yargılama sırasında yakıt yönündeki taleplerden vazgeçilmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne (5.112,28 TL üzerinden) karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davalı taraf, borcun bir kısmının taşıyıcı olan davacıya akaryakıt bedeli olarak ödendiğini savunmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda, davacı tarafın akaryakıt talebinden vazgeçtiği gerekçesi belirtilmek suretiyle sonuca varılmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi, davacıya akaryakıt bedeli karşılığı ödeme yapıldığı savunması davalı tarafça ileri sürüldüğünden, davacının akaryakıtla ilgili talebinden vazgeçmesinin sonuca etkisi yoktur. Bu nedenle bozma ilamı gereğince araştırma yapılarak, sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalının savunması değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ….02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.