YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3590
KARAR NO : 2013/20085
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2011/42-2011/251 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av….ile davalılardan Özben İnşaat Proje Taah. Tic. Ltd. Şti. ve … vekili Av. … ve diğer davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı arasında 17.05.2007 günlü satış protokolü imzalandığını, anılan protokolün konusunun mülkiyeti müvekkiline ait olan Ankara İli, … İlçesi, 1. Bölge, … Mahallesi, …Ada,… nolu Parselde, … blok hâlinde 192 dairenin anahtar teslim yapımı olduğunu, protokol ile resmi iş ve işlemlerin bu meyanda dairelerin elektrik, doğalgaz ve su bağlantıları, depreme dayanıklılık raporu, iskan ruhsatının alınmasına yönelik tüm işlerin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin anılan protokole konu dairelerle ilgili olarak davalı … İnşaat Proje Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ile 30.09.2006 tarihinde Proje Hizmetleri Sözleşmesi imzaladığını, anılan şirketin sahibi ve yetkilisinin davalı mimar … olduğunu, anılan proje hizmetleri sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca belirtilen parsele yapılan konutlara ait proje hizmetlerinin ilgili belediye ve imar yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yapılması ve belediyede onaylatılarak iskan alımına hazır hale getirilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin mimarın … Belediyesi’nde yapması gereken resmî işleri yürütebilmesi için davalı şirkete vekaletname verdiğini, anılan vekalete dayanarak davalının inşaat ile ilgili işlemleri yürüttüğünü ve inşaatların bitirilip iskan aşamasına gelindiğini, inşaatın yapımı esnasında dava dışı ATGV’nin dairelerin kullanım kolaylığını sağlayacak talepleri doğrultusunda projede küçük değişiklikler yapıldığını, bunların imar mevzuatına aykırı olmayan binanın statik yapısına zarar vermeyen, projenin esasını bozmayan, estetik görünümünü değiştirmeyen, eserin bütünlüğünü bozmayan, pratik kullanım sağlayan ve kullanım amacı bakımından zorunlu olduğunu, binaların fiilen bitirilip teslim aşamasına gelindiğinde ATGV’nin davalı … ve şirkete tadilat projesinin … Belediyesi’ne sunulması amacıyla özel vekaletname verdiğini, buna karşın davalıların tadilat projesi için … Belediyesi’ne müracaat etmediklerini, nedeninin de davalı …’in eşi olup müvekkili şirkette 01.10.1999-31.12.2007 tarihleri arasında çalışan …’in başka bir ihtilaftan dolayı tadilat projesi aşamasında işten ayrılması olduğunu, davalı …’in projenin uygulanması aşamasında Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın istemi üzerine gerçekleşen değişikliklerden haberdar olduğunu, hatta …’in Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’na 30.10.2008 gün ve 2008/162 sayılı yazı ile müracaat ederek projeden ayrılarak yapılan fiili imalatları 20 madde hâlinde belirtip yapılacak proje değişikliklerine muvafakat istediğini, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın da bu istem üzerine 31.10.2008/3101 tarih/sayılı yazı ile yapılan değişikliklere muvafakat edip, tadilat projesinin Belediyeye verilmesini istediğini, davalı …’in tadilat projesini hazırlayıp …’na müracaat etmemesi üzerine verilen süre sonunda davalının tadilatı hazırlayıp belediyeye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haklı olduğunu, fesihten sonra müvekkilinin mimar …ile 20.07.2009 günlü mimarlık sözleşmesini imzaladığını, anılan mimarın gerçekleşen değişiklikler ile ilgili tadilat projesi hazırladığını, iskan için davalı Belediyeye müracaat ettiğini, davalı Belediyenin 30.07.2009/12321 sayılı yazısı ile davalı mimar …’den muvafakat alınmadığı gerekçesiyle iskan talebini reddettiğini, kararın iptali için Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 2009/784 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, anılan mahkemenin değişikliğin ancak müellifin izni ile olabileceğini ve davalı … tarafından verilmiş bir muvafakatname olmadığı gerekçesi ile davayı reddettiğini, oysa ki değişikliklerin tamamının davalı mimarın bilgisi dahilinde yapıldığını, buna rağmen tadilat projesini hazırlayıp Belediye’ye sunmayarak hakkını kötüye kullandığını, bundan dolayı müvekkilinin inşa edip teslimini gerçekleştirdiği 192 daire için dava dışı Vakfa vermiş olduğu 1.264.000,00 TL teminatı alamadığını, müvekkilinin açık olarak müzayakaya düştüğünü ileri sürerek, inşa edilen binalarda yapılan değişikliklere uygun tadilat projesi işlemlerini bir başka mimar ile sürdürmek üzere müvekkiline yetki verilmesine ve tadilat projesi yapma hakkı olduğunun tespitine, yapılacak tadilat projesine konu değişikliklerin davalıların FSEK’ten doğan hakkını ihlâl etmediğinin tespiti ile yaratılan muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, idarenin tek taraflı olarak yaptığı işlemlere karşı, idarî işlerin yapıldığı yerdeki idare mahkemelerine dava açılabileceğini, müvekkili Belediye’ye yargılama konusu taşınmaza inşa edilen mimarî yapı ile ilgili bir tadilat projesi sunulmadığını, bu nedenle dava açılmasının da hukuka uygun olmadığını, 5846 sayılı Yasa’nın 1. maddesinin eser sahiplerinin korunması amacını ortaya koyduğunu, anılan Yasa’nın 2. maddesi uyarınca mimari projelerin eser vasfında olduğunu, 11. maddesi hükmü uyarınca anılan projeyi vücuda getirenin eser sahibi olduğunu, 13. madde uyarınca eser sahibinin eser üzerindeki malî ve manevî menfaatlerinin FSEK hükümleri dairesinde koruma altında bulunduğunu, 16. madde uyarınca eser sahibinin izni olmaksızın eserde değişiklik yapılamayacağını, manevî hakları kullanma yetkisinin 19. madde uyarınca eser sahibine ait olduğunu, bu hükümler karşısında davacının istemlerinin kabul edilemeyeceğini, proje müellifi olan …’in izni olmaksızın başka bir mimara tadilat projesi yaptırılmasının ve bunun Belediye tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, 3191 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca bütün yapılar için yapı ruhsatının alınmasının mecburî olduğunu, yapı ruhsatı alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılmasının yeniden ruhsat alınmasına bağlı olduğunu, yapı ruhsatının yapı sahipleri veya kanuni vekillerince müracaat edilerek alınabileceğini, talep dilekçesine mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları röperli veya yoksa etraflı krokilerinin eklenmesinin gerektiği, yargılamaya konu mimarî yapıya ilişkin projenin eser mahiyetinde olduğunu, proje müellifi davalı …’in izni olmaksızın başka bir mimara tadilat projesi yaptırılmasının mümkün olmadığını, davacının istemlerinin tespit davasına konu edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket ve … vekili, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesinin davacı ile davalı şirket arasında imzalandığını, sözleşmeye …’in taraf olmadığını, adı geçenin şirketin yetkilisi olduğunu, tüm iş ve işlemleri anılan firma adına gerçekleştirdiğini, huzurdaki davada …’e husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan 30.09.2006 günlü sözleşmenin konusunun ana projenin hazırlanması ve bina inşaat ruhsatının alınması olduğunu, belirtilen sürede bina inşaatı ruhsatının alındığını, müvekkilinin bu şekilde yüklendiği işi ifa ettiğini, müvekkilinin sözleşme ile sadece imar mevzuatına uygun proje yapmayı ve bina inşaat ruhsatı almayı ve böylece projelerin iskan alımına hazır hâle getirilmesi işini yüklendiğini, anılan projenin uygulama sorumluluğunun bulunmadığını, bununla ilgili olarak müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, müvekkiline herhangi bir ödemede de bulunulmadığını, anılan sorumluluğun dava dışı Aden Yapı Denetim firmasına ait olduğunu, davacı firma tarafından müvekkilince hazırlanıp idarece onaylanan projeye uygun bir inşaat yerine, projeden önemli sapmalar gösterecek şekilde inşaat yapıldığını, bu durumun 06.08.2008 günlü taraflarca tutulan tespit tutanağına da yazıldığını, hâl böyle olunca iskan ruhsatı alabilmek için tadilat projesi yapma gereğinin ortaya çıktığını, bunun üzerine davacının müvekkilinden tadilat projesi hazırlanmasını istediğini, müvekkilinin tadilat projesi hazırlayıp … Belediyesi’ne ibraz ettiğini, ancak … Belediyesi tarafından bila tarih 1670 sayılı yazı ile imar mevzuatına açıkça aykırı değişiklikler yapıldığından bu istemin reddedildiğini, reddin gerekçesinin müvekkili tarafından hazırlanan projenin imar mevzuatına aykırı şekilde gerçekleştirilmesi olduğunu, reddedilen tadilat projesi için müvekkiline bugüne kadar herhangi bir ücret ödenmediğini, davacının ikinci bir tadilat projesinin de hazırlanarak belediyeye ibrazını istediğini, ancak bu istemde bulunurken inşaatta imar mevzuatına aykırı olan kısımlarla ilgili bir değişikliğe de gitmediğini, bunu yapmadığı için de müvekkilce ikinci bir tadilat projesi hazırlanamadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ve onun ortağı ile yetkilisi olan …’in sözleşmeden doğan borçlarına karşılık anılan mimarî yapının inşaasına esas mimari projeyi hazırladığı, mimarî projenin FSEK’nin 2. maddesi uyarınca eser mahiyetinde bulunduğu, hazırlanan bu mimarî projenin sahibinin davalı … olduğu, ancak üzerindeki malî hakların ilk anda davalı … ile birlikte davalı şirket uhdesinde doğduğu, bu nedenle her iki adı geçenin davaya katılımının zorunlu olduğu, kaldı ki davacı ile yapılan sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, davacı ve adı geçen davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin mimarı da bağlayacağı; çünkü, mimarın zaten adı geçen şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu, şirketin de mimarî projeyi anılan mimara hazırlattığı; mimar ile ortağı olduğu davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin işbu dava bakımından ehemmiyetinin bulunmadığı, buna karşın davalıların tadilat projesini düzenleyip iskan için Belediye’ye müracaat etmedikleri, davacının Ankara 25. Noterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı ihtarnamesi ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye’ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir ihtara gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye’ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı …’in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için muvafakat istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya icazetinin bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü sözleşmeyi feshinin, davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye’ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı …’nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı …’den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı …’nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı … arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan idari işleminin iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya olumsuz bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılık gerekçesiyle yasadan daha alt normlara dayanarak red kararı vermesinin mümkün olmadığı; oysa ki anılan idari yargıdaki ilk davanın böyle bir tespitten önce açıldığı; idarî yargının eserin 5846 sayılı FSEK hükümlerine aykırı olarak değiştirilmiş olduğu yönünde bir yargıda bulunmasının anılan yasanın 76. maddesi karşısında mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacıya, … İlçesi, … Mahallesi, … Ada, …Parselde inşa ettiği, …blok hâlindeki mimarî yapıların mimarî projesine aykırı biçimde gerçekleştirilen yargılama konusu inşa uygulamaları için, imar mevzuat hükümlerini de nazara alınarak, ya mevcut hâli ile yahut imar mevzuatına göre gerekli değişiklikleri içerecek şekilde başka bir mimara tadilat projesi yaptırma yetkisi verilmesine, yargılama konusu projeye aykırı biçimde gerçekleşen inşa ve uygulamanın ilk projeyi yapan davalı mimar ve diğer davalı şirketin eserden doğan haklarını ihlâl etmediğinin tespiti ile bu hususta çıkarılan muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ayrı ayrı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Özben İnşaat Proje Taah. Tic. Ltd. Şti. ve … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme kapsamında, davalı mimar tarafından çizilen projede bir takım değişikliklerin yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı mimarın söz konusu tadilat projesini sunmaması üzerine bir başka mimar tarafından hazırlanan projenin davalı … tarafından esas proje müellifi mimarın onayının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini ileri sürmüş olup, belediye tarafından yapılan işlemin idari işlem mahiyetinde olduğu ve davalı belediyenin davaya konu tadilat projesine onay vermemesi sebebiyle açılan davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmeksizin, idari işlem tesisine yol açacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Özben İnşaat Ltd. Şti ve … vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar Özben İnş. Proje Taah. Tic. Ltd. Şti ve …’den alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’na verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı … İnşaat Proje Taah. Tic. Ltd. Şti. ve …’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’na iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.