YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3853
KARAR NO : 2013/3627
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2002/274-2004/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … … şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının … hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman … hesabına gitmeyip, … A.Ş’nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların … hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 6.452,83 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
… … … Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Davalı … … … Ltd’ye tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının … hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğu, davacının hesabının … … … Ltd’de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı … … … Ltd. hakkındaki davanın atiye terki nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı … A.Ş. vekili 22/02/2012 tarihli temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda mümeyyiz davalı
vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
…- Ancak, mahkemece, hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilen davalı dışında kalan diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra … 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi … A.Ş’nin ve diğer davalı …’in yöneticisi olan davalı … hakkında, “… hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ….2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı … ve … A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, … A.Ş. aracılığıyla … hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, … bankasının paravan bir şirket olarak davalı … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, … A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer … hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle … hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava atiye terk edilen … … … Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, …’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı …’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz isteminin reddine, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davalılar …, …, A.Ş. ve Balkaner Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, davalı … harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.