Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/390 E. 2013/847 K. 16.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/390
KARAR NO : 2013/847
KARAR TARİHİ : 16.01.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMELERİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2011 tarih ve 2008/534-2011/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının işyerine hırsız girdiğini ve 10.225,00 TL değerinde 56 adet akünün çalındığını, davalı şirket ile sanayi sitesi kooperatifi arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının işyerinin bulunduğu sanayi sitesinin davalı şirket tarafından korunacağını, hırsızlığı önleme konusunda davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı … şirketinin ise davalı şirketin özel güvenlik zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğunu ileri sürerek, 10.225,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının özel güvenlik hizmet sözleşmesinin tarafı olmadığını, olayda davalı şirkete yükletilebilecek kast, ihmal ve kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili, poliçe genel şartlarına göre özel güvenlik şirketi görevlilerinin görevlerini yerine getirmeleri sırasında üçüncü kişilere verecekleri zararlardan sorumlu olduklarını, davacı tarafın talebinin davalı … şirketinin teminatının dışında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının uğradığı zararı sanayi sitesinin güvenliğini sağlamakla yükümlü davalı şirketin tazminle yükümlü olduğu, davalı şirket ile davalı … şirketi arasında imzalanan sigorta poliçesi kapsamına göre işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının teminat kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davalı güvenlik şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne 5.622,84 TL tazminatın dava tarihi olan 08/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, davalı … şirketine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava; özel güvenlik hizmet sözleşmesine dayalı, özel güvenlik hizmeti veren şirket ile davalı şirketin özel güvenlik zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan … aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3(h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmadığından 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.