Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/391 E. 2013/789 K. 16.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/391
KARAR NO : 2013/789
KARAR TARİHİ : 16.01.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2011 tarih ve 2008/243-2011/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın … Şubesi’nde hesabının bulunduğunu, bu hesabından müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet bankacılığı yoluyla toplam 13.700 TL’nin başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, bir güven kuruluşu olan davalı bankanın objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde tüm güvenlik tedbirlerini alması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, dolayısıyla davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 13.700 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet sisteminin güvenliği için gerekli tüm önlemleri aldığını, davacının bir takım güvenlik önlemleri almasının gerektiğini, bu kapsamda dava konusu olayın da davacının kullandığı kişisel bilgisayara yapılan sanal saldırılar sonucu oluştuğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olayın meydana gelmesinde bir güven kuruluşu olan ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın %90 oranında kusurlu olduğu, davacının da internet bankacılığı hizmetlerinden yararlandığı sürede kendisine sunulan ek güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle %10 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.330 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 5.130 TL’sine 08.06.2006 tarihinden, 7.200 TL’sine ise 17.07.2006 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi itibariyle 1.540,00 TL’dir. Davacı tarafından 13.700 TL’nin tahsili talep edilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 12.330,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Davada reddedilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK.nun 432/4 üncü maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 659,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.