Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/397 E. 2013/911 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/397
KARAR NO : 2013/911
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2011 tarih ve 2009/296-2011/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, …’den …’a gitmek üzere davalı firmaya ait olan, diğer davalının muavin olarak çalıştığı otobüse bindiğini, çantasını muavine teslim ettiğini, ancak kendisine istemesine rağmen bagaj fişi verilmediğini, …’a ulaştıklarında çantasının kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, 15.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yazılı beyan ile 763,00 TL maddi, 14.237,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Davalı …, yolculardan birisinin davacıya ait çantayı almış olduğunu, kimin aldığını tespit edemediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, TTK.’nın 786/2. maddesine göre, maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.500,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı şirket vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.’nın 804/1. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK.’nın 786/2. maddesine gereğince, davacının bavulunda bulunduğunu iddia ettiği döviz ve TL yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince, 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında hüküm tarihi itibariyle 1.540,00 TL’dir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 1.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, karar davalı yönünden hüküm tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı şirket vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalı şirketten ayrı ayrı alınmasına, 17/01/2013. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.