Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/4643 E. 2013/4811 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4643
KARAR NO : 2013/4811
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen …/02/2012 tarih ve 2012/…-2012/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, … San.ve Tic. Ltd.Şti’nin Olağanüstü Ortaklar Kurulu Toplantısı’nın yapılması amacıyla açtığı davanın mahkemece kabul edildiğini, bu karar üzerine ortaklar kurulu toplantısı yapılarak, “şirket müdürünün azline” karar verildiğini, ortaklar kurulu kararının tescili için davalıya yapılan başvurunun, “kararın kesinleşmeden icrasının mümkün olmadığı” gerekçesi ile reddedildiğini, 6100 sayılı HMK’nun 433.maddesinde hangi kararların kesinleşmeden uygulanamayacağının açıkça belirtildiğini, ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması için mahkemece verilen yetkinin uygulanabilmesi için kararın kesinleşmesine gerek olmadığını, tescil isteğinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalının red kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2000 tarih 2000/7323 E-2000/644 K. sayılı kararında “şirketlerle ilgili kesinleşmemiş kararların, HUMK’nın 433/1 maddesi gereğince şahsın hukukuna ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden icrasının mümkün olmayacağının” belirtildiğini, Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 28.maddesi gereğince bu isteğin yasanın emredici hükmüne aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HMK’nın “temyizin icraya etkisi” başlıklı 367. maddesinde, “temyizin, kararın icrasını engellemeyeceği” belirtilip, bunun istisnalarının sayıldığını, …. fıkrada sayılan bu istisnaların, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ayni haklara ilişkin kararlar olduğu, şirket ortaklar kurulu tarafından verilen kararın, bu maddede sınırlı olarak sayılan kararlardan olmadığı, yerine getirilmesi için kesinleşmiş olmasının aranmayacağı, davacı tarafın tescil isteğinin emredici hükümlere aykırı olmadığı gibi böyle bir savunma da ileri sürülmediği, alınan kararın kişiler hukukuna ilişkin olmayıp, şirketin işleyişi ile ilgili olduğu gerekçesiyle, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde davanın kabulü ile …’nun red kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Memurluğu’na tescil için yapılan başvurunun reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı taraf, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26…..2011 tarih 2011/280E-2011/424K sayılı kararına istinaden yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların tescilini istemiştir. Tescile konu ortaklar kurulu kararına dayanak karar kesinleşmemiş olması nedeniyle sicile tescili mümkün olmayıp, Dairemizin 2009/2859E, 2010/9633K sayılı emsal kararı da bu yöndedir. Mahkemece, tescile konu ortaklar kurulunun toplantıya çağırılmasına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmediği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.