YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5219
KARAR NO : 2013/22568
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.02.2012 tarih ve 2011/18-2012/41 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin müvekkilini dolandırdıklarını, 24.12.2010 tarihinde Halk Bankası A.Ş. … Şubesi hesabından davalının Atakum Şubesi’nde belirtilen hesaba EFT yaptırdıklarını, 27.12.2010 tarihinde dolandırıldığını anlaması üzerine, Halk Bankası Şubesi’ne iptal talimatı verdiğini, emniyete başvurduğunu, iptal talimatına rağmen davalının kendi GAP Şubesi’ne parayı gönderdiğini, çekilmesine sebebiyet verdiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 35.069 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından 24.12.2010 tarihinde müvekkilinin GAP Şubesi’nde hesabı bulunan … adına EFT gönderildiğini, GAP Şubesinin kodu olan 3450 yerine Atakum Şubesi’nin kodu 5340 numarasının yazıldığını, aynı gün EFT’nin GAP Şubesi’ne yönlendirilmesinin istendiğini, EFT saatinin gecikmesi nedeniyle işlemin Atakum Şubesi’nce yapılamadığını, paranın geçici hesaplara alındığını, araya hafta sonu girmesi nedeniyle 27.12.2010 tarihinde Atakum Şubesi tarafından EFT’nin gönderildiği Halk Bankası… Şubesi’nce gönderilen ‘Habr-Genl’ mesajı doğrultusunda davacının talep ettiği kişi adına GAP Şubesi’ne yönlendirildiğini, yapılan dolandırıcılık ve işlemler itibariyle müvekkili çalışanlarına kusur izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, savcılık evrakı ve tüm dosya kapsamından davacının dolandırıcılığa maruz kaldığı, hesabından davalının GAP Şubesi’nde hesabı bulunan dava dışı kişi adına EFT talimatı verdiği, şube kodunun yanlış yazılması nedeniyle havale işleminin aynı gün tamamlanmadığı, araya hafta sonunun girdiği, davacının bankasına başvurduğu, bankasının ‘iade’ talepli davalı şubesine mesaj gönderdiği, davalının bunu şube kodu düzenlemesi olarak algılama suretiyle parayı gönderilen hesabına aktardığı, paranın çekildiği, davalının ‘iade’ talimatını yerine getirmediği, kusurunun bulunduğu, davacının da hayatın olağan akışına aykırı şekilde telefon üzerine talimat verdiği, aksi yönde emniyet uyarılarının bulunduğu, davacının da zararın meydana gelmesinde yarı oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.534,50 TL’nin ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 936,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.