Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5413 E. 2013/22712 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5413
KARAR NO : 2013/22712
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2011 tarih ve 2008/599-2011/746 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.2008-01.01.2009 tarihleri arasında davalı firmanın personel taşıma işini yaptığını, sözleşmenin 9. maddesinde cezai şartın düzenlendiğini, davalı şirket yetkililerinin müvekkiline aracının eskidiğinden bahisle aracını yenilemesi ve 2000 model üstü araçla servis yapması aksi takdirde işine son verileceğinin söylendiğini, müvekkilinin bu hususun yazılı sözleşmenin 6.maddesinde hükme bağlandığını, aracını ancak 2009 yılından sonra yenileyebileceğini beyan ettiğini, bu kez davalının 24.07.2008 tarihli fesihname ile 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere müvekkilinin işine tek taraflı olarak son verildiğini, bu sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi sebebi ile dönem ortası olduğu için aracın boşta kaldığını ve 4 aylık kazanç kaybına uğradığını, ayrıca sözleşmenin 5. maddesinde günlük servis ücreti olarak 2008 senesi için 95,00 TL+KDV ücretin kabul edildiğini, sözleşmenin haksız ve geçerli olmayan bir sebeple fesih edildiğini ileri sürerek şimdilik cezai şart alacağı için 6.500 TL, kazanç kaybı için ise 500. TL olmak üzere toplam 7.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 20.10.2011 tarihli dilekçesi ile cezai şart alacağını 29.594.40 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili şirketin karşılıklı görüşmeler sonucu sözleşmeyi feshetme konusunda mutabık kaldıklarını, tarafların bir araya gelerek fesih sözleşmesini hazırladıklarını, müvekkilinin fesih sözleşmesini imzaladığını ancak davacı tarafın sözleşmeyi imzalamadığını, müvekkili ile çalışmaya devam etmek istediğini, geçersiz ve maksadına uygun olmayan fesihnameyi kullanarak dava açılması ve tazminat talebinde bulunulmasının davacının kötü niyetini açıkça gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sözleşmenin 9. maddesinde cezai şartın kabul edildiğini, davalının kendi kusuru olmaksızın sözleşmenin feshedildiğini ispatlayamadığı, sözleşmenin davalı tarafından tek yanlı olarak feshedildiği, bu nedenle davacının cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, faiz talep edilmediğinden bu konuya ilişkin olarak ayrıca karar verilmesine yer olmadığı, kazanç kaybı alacağına ilişkin olarak yargılama safahatı içinde davacı yan tarafından herhangi bir makbuz veya belge sunulmadığı, kazanç kaybı alacağına ilişkin olarak talep edilen tazminata yönelik davanın ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle kazanç kaybı alacağına ilişkin talebin ispat edilememiş olması nedeniyle reddine, cezayi şart alacağına ilişkin talebin kabulü ile 29.094,40 TL’nin davalıdan tahsiline, dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.554,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.