Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/542 E. 2013/1628 K. 25.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/542
KARAR NO : 2013/1628
KARAR TARİHİ : 25.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.09.2011 tarih ve 2010/63-2011/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı … ve … tarafından keşide edilen 30.01.2004 vade tarihli, 150.000.000.000 TL bedelli iki adet bononun hamili olan müvekkilinin, 05.01.2004 tarihinde tahsili ve tahsil edilememesi durumunda protesto edilmesi için bonoları davalı bankanın … Şubesi’ne teslim ettiğini, ancak davalının senetlerin protesto edilmesi için öngörülen yasal süreleri kaçırdığını, bu nedenle müvekkilinin bonodaki ilgili şahıslara karşı icra takibi yapma olanağının kalmadığını, müvekkilince keşideciler aleyhinde başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığını, davalının ihmali nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek, senet bedelleri toplamı olan 300.000.000.000 TL ile 100.000.000.000 TL manevi tazminatın 30.01.2004 tarihinden itibaren faiziyle ve bilirkişi tarafından hesaplanacak munzam zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkilinin senetleri protesto etme yükümlülüğünün kaldırıldığını, senet borçlularına ihbarname göndermekle müvekkilinin bu konudaki yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacının öncelikle zararın gerçekleştiğini kanıtlaması gerektiğini, manevi tazminat ile munzam zarar koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 300.000,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizin 10.07.2006 gün ve 2005/12125 Esas, 2006/8223 Karar sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu bonoların lehtar ve ilk cirantası konumunda olan …’ün 300.000,00 TL bedelli bonoları ödeme konusunda ödeme ve protesto süresi içinde acz içinde olduğu ve bu aczden bonoları protesto ettirmeyen davalıyı sorumlu tutmanın hak ve nesafet kurallarına ve TTK hükümlerine uygun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 04.06.2009 gün ve 2007/11525 Esas, 2009/6891 Karar sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ciranta …’ün, müflis … yanında diğer bankalarda da mevduat hesabının bulunmadığı, anılan cirantanın eşinin de dava konusu bono bedelini karşılayacak miktarda malvarlığının olmadığı, buna göre 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK uyarınca tercih edilen mal rejimi uyarınca, cirantanın eşinin borçtan sorumlu tutulacağı kabul edilse ve dava konusu bonolar davalı tarafından öngörülen yasal süre içerisinde protesto edilmiş olsa dahi, davacının anılan cirantanın eşinin protesto tarihi itibariyle ekonomik durumunun bu bonoları ödemeye yeterli olmadığı anlaşılmakla, bonoları protesto ettirmeyen davalının eyleminin sonuca etkili olmadığı, davacının zaten bonoları tahsil edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.