Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5527 E. 2013/5191 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5527
KARAR NO : 2013/5191
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen …/12/2011 tarih ve 2005/805-2011/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …ili … ilçesinde kurulu … isimli su parkının sahibi olan davalının, çeşitli tarihlerde yayın organlarında kendilerine ilişkin olarak yayınlanan haber ve reklamlarda tesislerini “Avrupanın en büyük su parkı” olarak tanıttığını, hiçbir somut veriye dayanmayan bu tanıtımın tüketicileri yanıltıcı, aldatıcı nitelik taşıdığını, diğer yandan …’nın haksız rekabete ilişkin 56 ve devamı maddelerine aykırı davranıldığını, bu sebeple müvekkili şirkete ait … Otel ve … turizm işletmesinin zarara uğradığını ileri sürerek, davalının haksız eylemleri ile bunun maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, yanlış, yanıltıcı ve aldatıcı beyanlarının düzeltilmesine, bu düzeltmenin kamuoyuna duyurulmasına, mahrum kalınan kârın tazmini ile 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın dava açmaktaki iradesinin davalının “en büyük” olup olmadığının tespiti ile en büyük olmadığının saptanması halinde haksız rekabetin ve zararın tazminini talep etmek olduğu, ayrıca tarafların tüzel kişi olmaları nedeniyle genel ispat kuralının somut olayda tersine çevrilmesi gerektiği ve 4077 sayılı yasanın 16/4 maddesi karşısında reklamını ve savunmasını davalının ispat etmesi gerektiği, bu ispat ve somutlaştırma yükümlülüğünün menfi vakanın ispatı bakımından da Medeni Yasa’nın düzenlediği iyi niyet kuralları gereğince davalıya ait olduğu, yargılama süresince davalı tarafın bunun aksini savunarak bu yönde sorumluluğu kabul etmediği ve dosyaya delil sunmadığı, bu sebeple davalının yargılama konusu olan reklam sloganının bağlayıcılığı olan otoriter bir kaynaktan destek almadığı, bunun da bünyesinde barındırdığı soyutluk ve tüketicilerde yaratacağı algılama yanlışlığı nedeniyle benzer sektörde faaliyet gösteren davacının faaliyetlerini haksız şekilde etkilediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının “Avrupanın En Büyük Su Parkı” sloganını kullanmak şeklindeki eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile haksız rekabetinin men’ine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 266,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.