YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5529
KARAR NO : 2013/5444
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2011 tarih ve 2009/489-2011/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve davalı hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılı Mayıs dönemine ait ihracat istisnasından kaynaklanan ….529,84 TL KDV alacağının …’ya olan borcuna mahsup için Dış Ticaret Vergi Dairesi’ne 18/06/2001 tarihinde dilekçe vermek suretiyle talepte bulunduğunu, davalı …’nin 02/07/2001 tarihinde diğer davalı … Bankası … Şubesi’ne anılan paranın …’ya ödenmesi talimatını verdiğini, ancak anılan bankanın gerekli mahsup işlemini süresinde yerine getirmediğini, zamanında ödeme yapmamış konumuna düşen müvekkilinin gecikme zammı ile teşvikten yararlandırılmaması sonucunda prim ve damga vergisini gecikme zammı ile birlikte ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek müvekkilinin yapılan hatalı işlemler nedeniyle 01/12/2008 tarihinde 19.908,01 TL, …/05/2009 tarihinde 30.318,40 TL olarak ödemek zorunda kaldığı toplam 50.226,41 TL zararının ödeme tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Bankası vekili, primlerin zamanında yatıp yatmadığını kontrol etmeyen davacının kusurlu olduğunu kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, iddiaların hizmet kusuru niteliğinde olduğunu, bu nedenle idari yargının görevli olduğunu, ilgili vergi dairesinin gerekli işlemleri yaparak davalı bankaya gerekli talimatı verdiğini, müvekkil idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, ticari faiz talep edilemeyeceğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ihracat istisnasından kaynaklanan ….529,84 TL KDV iade alacağının …’ya olan borçlarına mahsubunu talep eden dilekçesini 18/06/2001 tarihinde davalı … dairesine verdiği, davalı … dairesince gerekli işlemler yapılarak 02/07/2001 tarihinde gerekli ödemenin yapılması için davalı … Bankası … Şubesi’ne gönderdiği, ancak davalı bankanın zamanında gerekli işlemleri yapmaması nedeniyle ödemenin davalı SGK kayıtlarına geçmediği, bunun üzerine davacı şirketin gerek teşvikten yararlanma hakkını kaybettiği, gerekse zamanında ödeme yapılmadığı için gecikme zammı ödemek zorunda kaldığı, davacı şirketin bu olay nedeniyle 50.226,41 TL zarara uğradığı, davacıyı zarara uğratan eylemde davalı SGK’ya izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davacının bu davalıya husumet yöneltemeyeceği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise bu davalılar arasında imzalanmış bulunan iç hizmet protokolleri doğrultusunda davalı bankanın diğer davalıya kasa görevi yaptığı bu nedenle aralarındaki ilişkinin hukuki niteliği gereğince davacıya karşı müteselsil sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne 50.226,41 TL alacağın 19.908,01 TL’lik kısmına 01/12/2008 tarihinden, bakiye kısmına ise …/05/2009 tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle davalı banka ile davalı … dairesinden müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve davalı hazine vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Dava hatalı idari işlem nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … aleyhindeki davanın da kabulüne karar vermiştir. Ancak, iddianın ileri sürülüş biçimi itibariyle, adı geçen davalının gördüğü kamu hizmeti sırasında zarar verdiği iddia edilmiş olup bu hâl hizmet kusuruna dayalı olarak tazminat talebi olarak kabul edilmelidir. Bu itibarla İdari Yargılama Usulü Kanunu …. maddesi uyarınca davalı idare aleyhindeki davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün tesisi doğru görülmemiştir.
…-Bozma neden ve şekline göre davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin tüm davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının …. bendinde açıklanan nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (…) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 90 TL temyiz başvuru harcı ile ….434,00 TL temyiz ilam harcının davalı bankadan alınmasına, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.