Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5695 E. 2013/5187 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5695
KARAR NO : 2013/5187
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….12.2011 tarih ve 2011/129-2011/1229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu ve faaliyeti durdurulmadan önce sermaye piyasasında aracılık hizmetleri yapan dava dışı …A.Ş’nin yürüttüğü faaliyetlerle ilgili olarak Menkul Kıymetler Tanzim Fonunun İşleyişi Hakkında Yönetmelik uyarınca davalı kuruma verilen teminat mektuplarının hem …A.Ş’nin İMKB nezdindeki aracılık faaliyetlerine son vermesi ve hem de Menkul Kıymet Tanzim Fonu’nun tasfiye sürecine sokulması nedeniyle gereksiz ve işlevsiz hale geldiğini, …A.Ş’nin …A.Ş. lehine düzenlediği 27/01/1995 tarihli ve 108711 sayılı 465 TL tutarlı mektubun teminatı olarak müvekkilinin maliki bulunduğu üç adet gayrimenkulünü anılan bankaya ipotek ettirdiğini, daha sonra bu ipoteklerin karşılığı olarak belirtilen teminat mektubuyla ilgili riski takip etmesi nedeniyle … Mecidiyeköy Şubesine 20.000,00 TL tutarında blokaj yapıldığını, …A.Ş’nin aracılık faaliyetleri ile ilgili olarak yukarıda belirtilen teminat mektubunun dışında değişik tarihlerde diğer bazı bankalardan teminat mektupları da aldığını, bu teminat mektuplarından bazılarının SPK nezdinde Menkul Kıymet Tanzim Fonuna, bazıları da İMKB’na yönelik olarak düzenlendiğini, …A.Ş. tarafından düzenlenen 27/01/1995 tarihli ve 108711 sayılı 465 TL tutarlı teminat mektubunun ise halen Sermaye Piyasası Kurulunda bulunduğunu, teminatı düzenleyen bankaların tamamına ilgili mevzuat çerçevesinde değişik tarihlerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konularak ya tasfiye sürecine sokulduğunu, ya da birleştirmek suretiyle ticari ünvanları değiştirilerek başka unvanla faaliyetlerine devam ettiğini, teminat mektuplarının tüm risklerinin … tarafından takip edildiğini, müvekkilinin her ne kadar …A.Ş. tarafından düzenlenen 465 TL bedelli teminat mektubu için kendisine ait gayrimenkulleri teminat olarak göstermiş ise de, …’nin başkaca bir garanti bulamadığından diğer tüm teminat mektuplarıyla ilgili tüm karşılık masraf ve komisyon gibi bedelleri müvekkili tarafından sağlanan teminattan tahsil etme yoluna gittiğini, ancak defalarca istenmesine karşın bu teminat mektuplarını ilgili kurumlardan iade olarak almanın mümkün olmadığını ileri sürerek, teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kurul tarafından davacıya dava açarak bu konuda sonuç alınabileceği yönünde bir bildirimde bulunulmasının söz konusu olmadığını, davada idari yargının görevli olduğunu, davaya konu teminat mektuplarının müvekkili kurul nezdinde bulunmadığı gibi anılan mektupların iadesi hususunun da davalı kurulun yetkisinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu ve faaliyeti durdurulan dava dışı …A.Ş’nin, Sermaye Piyasası Kurulu’nun izniyle … Menkul Kıymetler Borsası’nda aracılık hizmetleri faaliyetinde bulunduğu dönemde, Menkul Kıymetler Tanzim Fonu’nda muhafaza edilmek üzere verilen ve riski sona ermesine rağmen iade edilmeyen teminat mektupları hakkında, teminat mektuplarının iadesinin mümkün olmadığının bildirilmiş olması karşısında açılan davada davacının hukuki yararının bulunduğu, görev ve husumet itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dava konusu teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptallerine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Davalı, diğer savunmalarının yanı sıra dava konusu edilen mektubun halen yedinde bulunmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunduğuna göre, mahkemece resen de nazara alınması gereken bu husus üzerinde durulup mektubun halen kimin elinde bulunduğu belirlenip bu hususta gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme de yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.