YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5741
KARAR NO : 2013/5247
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen ….2011 tarih ve 2010/296-2011/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin römiz mektubu ile ….000,00 DEM tutarında Lüksemburg çekini ve 28.500,00 DEM tutarındaki iki çeki davalı …’den satın aldığını, çeklerin arkasında diğer davalı …’un kaşesinin bulunduğunu, çeklerin ibrazında sadece 400,00 DEM tutarındaki garanti bedelinin ödendiğini, bakiyesinin karşılıksız kaldığını ileri sürerek 54.500,00 DEM’i asıl alacak olmak üzere toplam 86.815,80 DEM alacaklı olduklarına, asıl alacağa ….2000 tarihinden itibaren %75 temerrüt faizi uygulanmasına, alacaklarının tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ihtarın …’e çekildiğini, davalı …’ün isim ve imzası ile cirosunun olmadığını, sadece … kaşesi ve yetkili imzasının bulunduğunu, …’e husumet yöneltilemeyceğini, cirantaya karşı icra takibi yapılamayacağını, çeklerin zamanaşımına uğradığını, iştira sözleşmesinin ibraz edilemediğini, istenen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, çeki temlik cirosu ile devreden, çek bedelini tahsil ettiği dosya kapsamından anlaşılan, kendisine çek bedelinin ödenmesiyle kredi açılmış olan davalının sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle Davanın … yönünden kabulü ile davacı tarafın dava tarihi itibariyle 54.500 DEM asıl alacak olmak üzere işlemiş faiziyle birlikte toplam 86.815,80 DEM davalı …’den alacaklı olduğunun tespitine, asıl alacağa …/…/2000 tarihinden itibaren döviz bazında faiz uygulanmasına, … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece DEM alacağının tahsil tarihindeki kur karşılığının hükmedilmesine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
…-Ancak, mahkemece hükmedilen tutara ….2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca “%75 oranında faiz uygulanması” şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (…) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün … nolu paragrafında yer alan “döviz bazında faiz uygulanmasına, faizin yıllık %75’in üzerinde kalması durumunda %75 olarak, %75’in altında kalması durumunda” ibaresinin hükümden çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.