YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5912
KARAR NO : 2013/19454
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.01.2012 tarih ve 2010/225-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir fotoğrafçı olduğunu, DSP’nin kurucusu ve onursal genel başkanı … ‘in fotoğrafını çektiğini, bu fotoğrafın kendisince çok beğenilerek imzalanıp hatıra olarak davacıya verildiğini, bu fotoğrafın piyasa değerinin 50.000 USD olduğunu ve alelade bir fotoğraf olmadığını, müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, estetik bir değere sahip olduğunu, bu fotoğrafın daha sonra partililerce simgesel hale getirildiğini, söz konusu fotoğrafın büyük ihtimalle arşivinden alınarak 2001 yılından itibaren parti reklamı yapılması amacıyla müvekkilden hiçbir izin alınmadan tişört üzerine baskı, flama üzerine işleme yeniden işlenerek karakalem resim çalışması ve afiş üzerine kullanıldığını ve halen kullanılmakta olduğunu, bu şekilde müvekkilinin mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK’nın 68. maddesi uyarınca şimdilik 300 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini tespit edilen 3.000 TL bedelin üç katı olan 9.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya konu fotoğrafın, DSP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık yapmış olan merhum … ’e ait olduğunu, memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan bir lider olarak merhum … ’in birçok fotoğrafının izni olmadan çekildiğini, dava konusu fotoğrafın da bunlardan biri olduğunu, izinsiz çekilen bu fotoğrafın merhum … ’e bizzat davacı tarafından hediye edildiğini ve bu fotoğrafın bir örneğinin ’in imzası alınarak davacı tarafından hatıra olarak saklanıldığını, … ’in kendisine ait bu fotoğrafı, 10 yılı aşkın bir süre önce DSP’nin Genel Başkanı olarak DSP’nin tüm etkinliklerinde kullandığını, davacının … ’in ölümünden 4 yıl geçtikten sonra açmış olduğu işbu davanın kendisinin kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, fotoğrafın FSEK anlamında bir eser olmadığı gibi, davacının FSEK gereğince korunmaya değer bir hakkının da bulunmadığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu ürünün bir güzel sanat eseri olduğu, davacının, çektiği dava konusu … ’in orijinal fotoğrafının bir nüshasını kendi rızasıyla … ’e verdiği ve … ’in imzasını taşıyan bir nüshasını da kendinde alıkoyduğu, bu rızanın sadece … ’in kullanımına yönelik olduğu, … ’in davacının kendisine verdiği bu fotoğrafını DSP Genel Başkanlığı yaptığı dönemlerde veya daha sonraları kullanmasının hukuka aykırı olmadığı, zira davacının rızasının kapsamının belli olmadığı, ancak, davacının … ’in resminin davalı tarafından kullanımına yönelik bir rızasının bulunmadığı, bu konuda dosyada yazılı herhangi bir belge ya da mali hak devir sözleşmesinin mevcut olmadığı, dosyada mevcut muhtelif gazete kupür ve fotokopileri ile DSP seçim broşürünün incelenmesinden, … ’in dava konusu fotoğrafının imzalı orijinalinden rötuşlanmış olanlarının davalının değişik faaliyetlerinde, duvar resimlerinde, vefat anma ilanlarında, tabak üzerinde ve davalı DSP’nin seçim ve duvar afişlerinde ve seçim broşüründe … ’in vefat ettiği tarihten (5 Kasım 2006) beri siyasi partinin tanıtımı amacıyla reklam vasıtası olarak yoğun ve uzun bir süre kullanıldığı, bunların davacının eser sahibi olduğu ve fotoğrafik eser şeklindeki … ’e ilişkin fotoğrafın davalı tarafından uzun süre yani … ’in ölümünden sonra davacının izni olmaksızın ve FSEK’nin 52. maddesinde öngörülen şekilde bir mali hak devir sözleşmesi yapılmaksızın davalı DSP’nin çeşitli faaliyetlerinde parti reklamı olarak kullanıldığını gösterdiği ve dosya kapsamından bu fotoğrafın davalı tarafından kullanımına ilişkin davacının bir rızasının olmadığının anlaşıldığı, davalının söz konusu fotoğrafı partinin faaliyetinde ilk kez ne zaman kullandığının kesin olarak tespit edilemediği, ancak davalı vekili müvekkilinin bu fotoğrafı 18 Nisan 1999’da yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimi broşuründe kullandığını beyan ettiği, zamanaşımı def’nin ileri sürüldüğü hallerde davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ilk eylem değil, son eylem tarihinin dikkate alınarak hesaplandığı, davalının davaya konu eseri 1999’da yapılan mahalli seçim broşüründe ilk kez kullandığı kabul edilse bile, söz konusu kullanımın … ‘in sağlığında bir kullanım olduğu gibi, davalının söz konusu fotoğrafı o tarihten itibaren değişik emtia üzerinde kullanageldiği de, sabit olduğundan davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, davacının rızasının sadece … ’in kullanımına yönelik olduğu, … ’in davacının kendisine verdiği bu fotoğrafını DSP Genel Başkanlığı yaptığı dönemlerde veya daha sonraları kullanmasının hukuka aykırı olmadığı, zira davacının “rıza”sının kapsamının belli olmadığı, ancak, davacının … ’in resminin davalı tarafından kullanımına yönelik bir rızasının bulunmadığı, … ‘in ölümünden sonra söz konusu fotoğrafın partinin tanıtımında çeşitli emtia üzerinde kullanılarak adeta ticari bir meta gibi kullanılmasına davacı eser sahibinin izni olduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla susma yolu ile hak kaybına neden olduğu ve MK’nın 2. maddesi anlamında hakkı kötüye kullandığının kabul edilemeyeceği, FSEK’nin 52. maddesi hükmüne göre bir mali hak devir sözleşmesi olmaksızın … ’in 05.11.2006 tarihinde ölümünden itibaren değişik yerlerde, parti binalarında duvar afişi şeklinde ve DSP’nin çeşitli faaliyetlerinde ve partinin tanıtım ve reklamı amacıyla yoğun olarak kullanması sonucu FSEK’nda öngörülen ‘işleme hakkı’ (21. madde), ‘çoğaltma hakkı’ (22. madde) ve ‘Yayma hakkı’ (23. madde) şeklindeki malî haklarının ihlâl edildiği, ihlâlin yoğunluğu, ağırlığı ve sürekliliği, ihlâl edilen mali hak sayısının birden fazla oluşu, mali hak tazminatının piyasa şartlarına ve hayatın olağan akışına göre ve ayrıca sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak miktarın 3,000.00 TL olması gerektiği, davacının izni olmadan kendisine ait fotoğrafik eserin değişik emtia üzerinde kullanılmasının FSEK’nin 14. maddesine aykırılık oluşturduğu, aynı şekilde fotoğrafın kullanıldığı yerlerde fotoğraf sanatçısının adının yazılmamasının anılan yasanın 15. maddesinin ihlali olarak kabul edildiği, dava konusu tabaktaki … ’in resminin ise orijinal fotoğraftan rötuş yapılmış hali yani bir nevi işlenmiş hali olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 9.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın 05.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının davaya konu esere muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu güzel sanat eseri sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK’nin 27. maddesi uyarınca kendisine koruma müddeti içerisinde eserinin izinsiz kullanımına ilişkin olarak aynı Kanun’un 69. maddesine dayalı tecavüzün önlenmesini isteyebilecek olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava dosyasındaki bilgi, belge ve tarafların kabullerine göre dava konusu eserin davalı parti faaliyetleri kapsamında uzunca bir süredir kullanıldığı ve bu kullanıma karşı davacının da itiraz etmeyerek sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/11-171 Esas ve 2012/380 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu şekilde bir kullanıma uzun süre sessiz kalındıktan sonra aynı kullanımın bu kez 5846 sayılı FSEK’dan kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz oluşturduğundan bahisle aynı Kanun’un 68. ve 70. maddelerine dayalı olarak davalının geçmiş dönemdeki kullanıma yönelik maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulması Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının davalı partinin dava konusu eserin kullanımına karşı uzunca bir süre sessiz kaldığı hususu göz önünde bulundurulmak suretiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tazminat isteminin de kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.