Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5930 E. 2013/8098 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5930
KARAR NO : 2013/8098
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … …. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….2011 tarih ve 2009/74-2011/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, …’ın ‘SULTANS OF THE DANCE’ isimli eseri 1999/2000 yıllarında gösteriye sunduğunu, 03.03.2004 yılında ise davacı şirketin kurulduğunu, …’nın şirketin büyük paya sahip ortağı ve yetkilisi olduğunu, anılan ibareye ilişin haklarını müvekkil şirkete devrettiğini, …’ne marka tescili için başvurduklarını, …’nun davalı ile aralarındaki 30.07.2002 tarihli mutabakat gereği tarafların ‘SULTANS OF THE DANCE’ ibaresini kullanamayacağını, … …. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2003/578 esas sayılı dosyasında bu durumun karara bağlandığını belirterek itirazlarını reddettiğini, oysa bu davada isim üzerinde …’ın hak sahibi olduğunun belirlendiğini, fikri bir hakkın mutabakat metni ile kısıtlanamayacağını ileri sürerek, … kararının iptalini, markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, … kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Reysaş Taah. Tem. İç ve Dış Tic. A.Ş. vekili, davaya konu ibarenin her iki tarafça tescilinin talep edilemeyeceğine dair kesinleşmiş karar bulunduğunu, aralarındaki mutabakat metni uyarınca ibarenin kullanılamayacağını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ‘SULTANS OF THE DANCE’ ibaresinin … tarafından meydana getirildiği, markasal kullanım hakkının sözleşme ile davalıya tanındığı, 30.07.2002 tarihli mutabakat ile bu hakkın ortadan kaldırıldığı, FSEK …/…, 60, TMK’nun …. maddeleri uyarınca … tarafından ibarenin kullanılamayacağına dair mutabakat zaptının geçersiz olduğu, … …. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2003/578 esas sayılı dosyasının uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, … kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, … kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dava dışı … …
… ile davalı şirket SULTANS OF THE DANCE ibaresini dans gösterisi için eser adı olarak kullanmış, bilahare ise aralarında protokol tanzim ederek …’nın … ATEŞİ ibaresini kullanacağı, dava konusu ibarenin ise her iki tarafçada kullanılamayacağı kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda, her ne kadar dans koreografisini yapanın … olduğu anlaşılmakta ise de, söz konusu ibare … ile davalı şirketin kullanımı sonucu markasal bakımdan tanınır ve bilinir hale gelmiş, her iki tarafta ibarenin ortak malları olduğunu ve tek başlarına kullanamayacaklarını protokol hükmü uyarınca kabul etmişlerdir. Somut uyuşmazlık, marka hukukundan kaynaklanmakta olup, anılan protokolün geçersizliği sonucunu doğuracak yasal bir düzenleme de marka hukuku bakımından bulunmadığından protokolün geçersizliğinden bahsetmek mümkün değildir. Nitekim, daha önce davacısının …, davalısının ise Reysaş Taah. Tem. A.Ş. olduğu … …. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2003/578 esas sayılı dosyasında da anılan protokol gerekçe gösterilerek … adına tescil istemi reddedilmiş, anılan hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Dolayısıyla, …’ın kendisi adına talep edemeyeceği bir hakkı, davacı şirkete devir etmesi şirket lehine bir sonuç doğurmaz. Bir başka deyişle, … …. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2003/578 esas sayılı kesinleşen dosyasında 30.07.2002 tarihli protokolün …/…. maddesi gerekçe gösterilerek …’ın anılan markayı adına tescil ettiremeyeceğine karar verilmiş olup, işbu davanın konusu farklı olsa da …’ın yetkilisi ve haklarını devrettiği şirket yönünden de anılan hüküm güçlü delil teşkil eder. Böyle bir delilin aksinin de aynı kuvvette başka bir delille kanıtlanması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece davacı taraf söz konusu protokolün aksini kanıtlar bir delil ileri sürmediğine göre, 556 sayılı KHK’ne dayalı böyle bir uyuşmazlıkta, 5846 sayılı FSEK’na dayalı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, ….04.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Dava konusu “Sultans of the Dance” ibaresinin 5846 Sayılı FSEK …/…. maddesine göre koreogrofik eser niteliğindeki ilim ve edebiyat eserinin adı ve eser sahibinin de davacı şirketin kurucu ortağı ve temsile yetkili müdürü … olduğu hususu; davalı Reysaş şirketi ile adı geçen … arasındaki 01…1999’dan itibaren geçerli olmak üzere imzalanan 27.04.2001 tarihli asıl ve 01.01.2002 tarihli ek sözleşme ile … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 03.06.2004 tarih 578/322 sayılı kararından anlaşılmaktadır. Söz konusu asıl sözleşmenin …/A-j ve ek sözleşmenin de … maddelerinde anılan ibarenin davalı Reysaş şirketi adına marka olarak tescil edileceği ve bu markanın kullanımından elde edilecek gelir karşılığında …’a telif ücreti olarak fatura bedelinin %…’sinin ödeneceği düzenlenmiştir.
Nitekim, “Sultans of the Dance” ibaresi ….02.2000, 07.08.2000 ve 29.05.2001 tarihlerinde yapılan marka başvuruları sonucunda 2000/2629, 2000/16277 ve 2011/10029 sayıları ile davalı şirket adına tescil de ettirilmiş ve sözleşmelerin sona ermesi üzerine de … Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin anılan kararı ile markalar hükümsüz kılınmıştır. Bu durumda, aralarındaki sözleşme hükümleri kapsamında verilen izin ile söz konusu markaların davalı Reysaş şirketi adına tescil olunduğu ve dava konusu “Sultans of the Dance” ibaresi üzerinde üstün hak sahibinin … olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu “Sultans of the Dance” markasının birlikte kullanımı sonucu … ile davalı şirketin marka üzerinde müşterek hak sahibi olduklarına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Ancak, … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 03.06.2004 tarihli kararında, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu itibariyle söz konusu kararın tarafları olan … ile Reysaş şirketi arasındaki 30.07.2002 tarihli mutabakat zaptı uyarınca adı geçenlerin ortak iradesinin uyuşmazlık konusu ismin kullanılmaması yönünde oluştuğu, aksinin davacının telif hakkının ihlali ve haksız rekabete yol açacağı, öte yandan söz konusu mutabakat zaptı uyarınca “Sultans of the Dance” ibaresini …’ın kendi adına da marka olarak tescil ettiremeyeceği gerekçesiyle, davalı Reysaş adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve bu markaların kendi adına tescilini isteyen …’ın tescil isteğinin de reddine karar verilmiştir. … …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin kararı huzurdaki dava bakımından konu ve taraflarının farklı olması nedeniyle kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, …’ın izni ile marka tescil başvurusunda bulunan davacı şirket yönünden de aleyhe güçlü delil oluşturur ve aksinin aynı güçteki bir delil ile ispatı gerekir.
Öte yandan, FSEK …. maddesi uyarınca “Sultans of the Dance” eser adının eserin bütünlüğünün korunmasına dair vazgeçilmez nitelikteki manevi hak kapsamında olduğunun kabulü halinde dahi, 30.07.2002 tarihli mutabakat zaptında bu adın kullanılmayacağına dair eser sahibinin feragatinin geçersiz olup olmayacağı hususu, ancak bu eserin 5846 sayılı FSEK hükümlerine göre mali ve manevi haklarının kullanılmasından kaynaklanan bir uyuşmazlıkta tartışma yeri bulabilecektir. Oysa, somut uyuşmazlık marka başvurusunun reddine dair … … kararının iptaline ilişkindir. Bu bakımdan da davacı şirket tarafından açılan işbu davada 5846 Sayılı FSEK …, 83 ve MK …. maddelerinin uygulama yeri bulunmamaktadır
Açıklanan bu gerekçe itibariyle temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine karşıyız.