YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/604
KARAR NO : 2013/1169
KARAR TARİHİ : 21.01.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2011 tarih ve 2011/129-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret ünvanında bulunan “…” ibaresinin şirketle özdeşleştiğini, tanınmış bir marka haline geldiğini, aynı ibarenin marka olarak da TPE nezdinde tescil ettirildiğini, şirket ortaklarından olan …’ın şirketin teknik sırlarını öğrenip müşteriler ile irtibat içinde olduğunu, bundan yararlanmak maksadıyla öncelikle “…” adlı şirketi kurduğunu, müvekkilince açılan dava sonucunda davalının ünvanının sicilden terkinine karar verildiğini, davalının mahkeme kararından sonra ünvanını değiştirerek “…” ünvanı altında faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkil ünvanının daha önce tescil edildiğini ileri sürerek iltibasa ve müvekkilinin zararına sebep olan davalı şirket ünvanının sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ürettiği ürünlerin market raflarında sunulacak türden olmadığını, müşterilerin yanılmasına sebebiyet vermeyeceğini, haksız rekabet teşkil edecek bir durumun bulunmadığını, müvekkil şirket ünvanının ortak …’ın adından esinlenerek oluşturulduğunu, ünvanların farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının terkin talebini tescilli markasına da dayandırdığından mahkemelerinin görevli olduğu, davalı ünvanının ortaklarından birinin ad ve soyadından alındığı, tarafların tescilli ünvanları arasında telaffuz, yazım ve görsel açıdan farklılıklar bulunduğu, dolayısıyla unvan terkini için haklı sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.