YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/615
KARAR NO : 2013/1375
KARAR TARİHİ : 22.01.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2011/389-2011/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın paratoner malzemesi üretim, satış ve temsilciliği konusunda Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, 1977 yılından bu yana faaliyette bulunduğunu, davalının ise 1980 yılından sonra bu alanda faaliyete başladığını, başka marka paratoner tanıtımı ve satışını yaptığını, müvekkili firmanın ürünlerinin davalı tarafından haksız şekilde kötülenmeye başlandığını, diğer satıcı ve alıcılara bu konuda yazılı ve sözlü olarak yönlendirmede bulunduğunu, paratonerlerde paslanma ve patlama olduğunu iddia ettiğini, büyük ihalelerde idare nezdinde yazılar yazarak müvekkili ürünlerini kötülediğini, müvekkilinin güç durumda kalıp, itibar kaybına uğradığını ileri sürerek, maddi tazminat hakkı saklı kalmak üzere davalının haksız rekabetinin men’ine, piyasada ve idareler nezdinde uğranılan itibar kaybına ve ticari itibarın sarsılmasından doğan zarara karşılık 40.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline ve kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek beş gazeteden birinde yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1979 yılında paratoner satışı ve montajı işine başladığını, halen Türkiye çapında paratoner konusunda müşterilerini doğru ve gerçek bilgilerle bilgilendirerek satış, bakım, imalat, distribütörlük ve montaj hizmetleri verdiğini, davacı şirketin partneri olan firmadan aldığı … marka paratonerin satışını yaptığı sırada, müşterisinin elinde patlama yapması nedeniyle yaptığı araştırmada paratonerin yerli üretim olmasına rağmen ithal olarak lanse edildiğini öğrendiğini, müşterilerinin can güvenliğinin riske atılmasını önlemek bakımından müşterileri bilgilendirici yazılar gönderdiğini, müvekkilinin haksız rekabet yaratarak müşteri kazanmaya ihtiyacı bulunmadığını, basiretli bir tacir gibi müşterilerini bilgilendirme ve uyarma amacı taşıdığını, davacının bu nedenle uğradığı bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı firmanın yurt dışından aracı firma kanalı ile ithal edilmiş olan paratonerleri yurt içinde sattığı, davalının, kendi sattığı paratonerlerin sağlamış olduğu niteliklerin davaya konu davacının sattığı paratoner tarafından da sağlanması gerektiği inancıyla müşteriler ve çeşitli kurumlar nezdinde dava konusu paratonerin niteliklerinin yetersiz olduğu konusunda yazılar yazdığı, oysa ki davalı firma tarafından davacı şirketin satışını yaptığı ürün hakkında bir şikayetinin olması durumunda bunları ilgili makam ve merciler nezdinde dile getirmesi ve işlem yapması gerektiği, aynı iş kolunda çalışan davalının satış ve pazarlama yaptığı esnada kendi sattığı ürünün özelliklerine odaklanması ve bunları ön plana çıkarması gerektiği, sektörde aynı konuda hizmet veren diğer ürünler yönünden haksız rekabet sonucunu doğuracak şekilde ifadeler kullanmamaya özen göstermesi başkalarını ya da onların mal, hizmet ve faaliyetlerini yanıltıcı ve yanlış beyanlarla gereksiz yere kötülemekten sakınması gerektiği, davacının isnat ettiği iddiayı ispatlayamadığı, davalının bu eyleminin T.T.K’nun 57. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının haksız rekabetinin men’ine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, fazla istemin reddine, kararın kesinleşmesi halinde TTK’nun 61. madde uyarınca Türkiye çapında dağıtımı yapılan bir gazetede ilarına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 266,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.