Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/661 E. 2013/1389 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/661
KARAR NO : 2013/1389
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2006/150-2010/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar … ile … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … firmasının Türkiye’de …markası ve logolarının kullanım hakkının müvekkiline verildiğini, ayrıca müvekkili ile … ve … …Otomobil Fabrikaları arasında imzalanan 08/06/1993 tarihli dağıtım ve ihracat anlaşması ile Türkiye’de üretilen otomobiller ile yedek parça, orijinal aksesuar ve bakım ürünlerinin satış hakkının sahibi olduğunu, davalılardan … ile … tarafından üretilen düşük kaliteli hava ve polen filtresi yedek parçalarının, orijinal …yedek parça kutuları gibi taklit ambalajlar içerisinde satışa sunulduğunu, diğer davalılar … ve …’nin de taklit ambalajlı parçaları piyasada sattıklarını ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, davalıların …markasını taşıyan ürünler ile her türlü tanıtım materyalinin toplatılarak imhasını, 20.000,00 TL. maddi ve 5.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar … ile …’nin, davacının …ibareli markasını taklit etmek sureti ile üretilen oto yedek parçalarını dağıtmak ve satmak suretiyle davacı markasına tecavüzde bulundukları, aynı zamanda bir başkasının marka ve logosunu haksız olarak kullanmak suretiyle oluşan eylemlerinin haksız rekabet fiilini de gerçekleştirdiği ve davacı yanın vekilinin tercihi de nazara alınarak, maddi tazminat miktarının denetime müsait olan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle, davalılar …-… ve …-… haklarında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının …markasına davalılar …ile …nin tecavüzde ve haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile men ve refine, davalıların …markasını taşıyan ürünler ile her türlü tanıtım materyalinin toplatılarak imhasına, 9.448,04 TL. maddi ve 1.000,00 TL. manevi tazminatın davalı … Otomotivden, 8.279,59 TL.maddi ve 1.000,00 TL. manevi tazminatın davalı … Poliüretan’dan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar … ile … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık davalılar tarafından satışa sunulan ürünlerin taklit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili tarafından üretim ve satışı yapılan ürünlerin taklitlerinin davalılar tarafından piyasaya sürüldüğünü iddia etmiş, bu amaçla dosya içinde mevcut ihtiyati tedbir kararının icrasına yönelik tutanağı delil olarak sunmuştur. Söz konusu tutanakta, konusunda uzman bilirkişiler bulunmadığı gibi dava konusu ürün ve ambalajların orijinal olduğuna ilişkin davalılar vekili tarafından yapılan ciddi itirazlarda değerlendirilmemiş, bu suretle marka hakkına tecavüz eyleminin ne şekilde gerçekleştiği incelenip araştırılmamış, ve karar yerinde tartışılmamıştır. Nitekim, değinilen hususa mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da temas edilmemiştir. Bu durumda, mahkemece mümeyyiz davalılar tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen tecavüz fiilinin mevcut olup olmadığı, ürün örnekleri incelenmek ve gerekirse konusunda uzman kişilerden kurulu bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.