Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/6650 E. 2013/6141 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6650
KARAR NO : 2013/6141
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ….02.2012 tarih ve 2010/382-2012/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan yaşlılık aylığı alan … …’ın 09.03.2000 tarihinde öldüğü halde ATM’lerden ….2002 tarihine kadar maaş ödenmesine devam edildiğini, kurum zararından taraflar arasındaki protokolün 16, 43 ve diğer maddelerinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı davranan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, ….190,88 TL asıl alacak ile 7.106,00 TL işlemiş faiz alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalısının hayatta olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün davacı kuruma ait olduğunu, ölü emeklisi adına maaş tahakkuk ettirmeye devam eden davacının müvekkilini zarardan sorumlu tutmaya çalışmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının sigortalısının maaşının ATM aracılığı ile çekildiği, davalı bankanın her yıl Ekim ayında nüfus kayıt örneği istemesi gerekmekte ise de bunun banka şubesine yapılan müracaat halinde mümkün olabileceği, paranın ATM’lerden çekilmesi halinde kimlik kontrolünün mümkün olmadığı, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam edilip daha sonra ATM’lerden çekilen bu paraların davalıdan talep edilmesinin iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacağı, haksız fiil sorumlularına ve sebepsiz zenginleşenlere karşı dava açılması gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı Kurum sigortalılarının davalı Banka aracılığı ile maaşlarının ödenmesine ilişkin protokole aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıdan yaşlılık aylığı almakta iken 09.03.2000 tarihinde vefat eden … …’ın vefatından sonra ….2002 tarihine kadar maaşının ATM aracılığı ile çekildiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Uyuşmazlık, ATM kartı ile yapılan ödemelerde tarafların kusurlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, sigortalının tüm bilgi ve kayıtları davacıda bulunmasına ve sigortalının hayatta olup olmadığını araştırma imkanına sahip olmasına rağmen sigortalı kişi öldükten sonra uzun süre maaş hesabına maaş yatırılmaya devam eden davacının kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasında yapılan 22.11.1989 tarihli protokolde her ne kadar ATM kartı kullanılarak ödeme yapılması hususunda bir düzenleme yer almamış ise de anılan protokolün ödemeler başlıklı 4’üncü maddesinde “ödemelerin, bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu temsil eden kayyum veya vekiline, bankanın cari usulüne göre kimlik tespitinden sonra yapılacağı”, “kayyum veya vekile yapılacak ödemelerde asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden yılda bir kez vukuatlı nüfus kayıt örneği isteneceği” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında daha sonra imzalanan protokolün 16. maddesinde de sadece vasi, veli veya vekile ödeme yapılması halinde, ATM ve internet bankacılığı da dahil asıl hak sahibinin sağ olduğuna dair nüfus idaresinden her yıl Ekim ayında vukuatlı nüfus kayıt örneği istenmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Sigortalılarına ait birçok kayıt ve bilginin kendisinde olduğu düşünülürse hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemenin öncelikle davacı kurumun sorumluluğunda olduğu kabul edilmelidir. Davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan … …’ın 05.04.1928 doğumlu olduğu gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının anılan yükümlülüklerine aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Ancak, taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca davalı bankanın da ödeme yaparken kimlik tespiti yaptığı, her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus kayıt örneğini istediği ve diğer yükümlülükleri yerine getirdiği iddia ve ispat olunmamıştır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı Bankanın anılan her iki protokolden … sorumluğunu yerine getirmediği ilke olarak kabul edilerek, davacı kurumun da emeklisinin sağ olup olmadığını denetlemedeki ihmalinin ve maaş tahakkuk ettirmesinin ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bozma ilamına uyulduğu halde tüm kusurun davacı kurumda olduğuna ilişkin yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.