Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/7244 E. 2013/9202 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7244
KARAR NO : 2013/9202
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2010 tarih ve 2003/48-2010/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı …, … vekili, katılma yolu ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, İktisat Bankası T.A.Ş.’nin tasfiyesine karar verildiğini, tüm aktif ve pasifleriyle Bayındırbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiğini, İktisat Bankası T.A.Ş.’nin ortak ve yöneticilerinden olan … Turizm A.Ş., … Yatçılık A.Ş., İktisat Finansal Kiralama A.Ş. ve Aksoy Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimlerinin Fon tarafından devir alınmasına karar verildiğini, … Televizyon Pazarlama Turizm Otelcilik İnşaat ve Ticaret A.Ş.’nin (… A.Ş.) %10.93 hissesinin de davacı …’ye ait olduğunu, bu şekilde adı geçen şirketlerin… A.Ş.’de sahip olduğu hisselerin de davacı … tarafından devralındığını, … A.Ş.’nin 08.10.2002 tarihli Olağanüstü Genel Kurul’unda bildirilmeyen bilanço ve kar zarar tablosunun incelenmesi sonucunda, kullanılan kredilerin önemli kısmının bağlı ortaklığa aktarıldığı, cironun son derece yüksek düzeydeki kredi kullandırımlarını açıklamadığı, kriz döneminde gerçekleştirilen gayrimenkul yatırımlarının gerekçelerinin inandırıcı olmadığının tespit edildiğini, buna bağlı olarak gündemin 2 ve 3 numaralı maddelerinde yer alan konularla ilgili genel kurul kararlarının iptal ve hükümsüzlüğünün tespiti davası açıldığını, bu davada kaynak ve kazanç aktarımı yapılarak şirketin zarara uğratıldığının anlaşıldığını, şirket zararından da davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 434.055.736.477 TL ortaklık zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar …, …, … ve … vekili, bilanço zararına yol açan giderlerin en büyük kısmını finansman giderlerin oluşturduğunu, şirketin 2001 hesap dönemi içerisinde hiçbir bankadan yeni bir kredi kullanmadığını, ayrıca aynı yıl içerisinde gayrimenkul yatırımı yapılmadığını, sabit kıymetlerde görülen artışın finansman giderlerinden kaynaklandığını, yıl içerisinde yalnızca 800.000.000 TL’lik bir arsanın aktife girdiğini, arsanın da sözleşme gereği yapılan hizmet karşılığı edinildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı … vekili, 08.10.2002 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, iptal davasında alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2001 yılında kredi kullanmadığının anlaşıldığını, bu nedenle bağlı şirketlere kredi aktarılmasının ve ciro ile bağlantı kurulmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … , …, … vekilleri aynı savunmalarda bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan rapora göre, şirketin 2001 yılında 434.055.736.477.TL tutarında zarar ile sonuçlanmış olup bu zararın oluşmasında temel faktörün 2001 yılındaki döviz kurlarında ve faiz oranlarında ortaya çıkan olağanüstü artışlardan kaynaklandığı, söz konusu krediler nedeniyle sadece döviz kurundaki artışa bağlı olarak şirket borçları ve dolayısıyla giderleri 2001 yılında asgari 11,3 Trilyon TL tutarında arttığı, şirketin 2001 yılı kar zarar hesabında bankalardan alınarak grup şirketlerine aktarılan krediler nedeniyle doğmuş bir gider kalemi bulunmadığı, bilanço zararı içinde grup şirketlerine aktarılan kredilerin ve 800 milyon TL ile kayıtlara alınan arsanın da söz konusu zarar içinde bir etkisi bulunmadığı, davalılara isnat edilen, İktisat Bankasından alınan kredilerin bağlı ortaklıklara aktarılması ve kriz ortamında gayrimenkul yatırımlarında bulunulması yönündeki eylem ve işlemlerde kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık tespit edilemediği, eylem ve işlemlerin özen yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmediği, bu durumda sorumluluk davasının tüm koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı …, … vekili, katılma yolu ile davalı … vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı …, … vekili, katılma yolu ile davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili, davalı …, … vekili, katılma yolu ile davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı, davalı …, …, katılma yolu ile davalı …’dan ayrı ayrı alınmasına, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.