YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7350
KARAR NO : 2013/6540
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada … . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2011/163-2012/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … ve oyun konsolları için interaktif eğlence donanımı ve aksesuarları tasarımcısı ve imalatçısı olduğunu, müvekkilinin 2000 yılından itibaren “…” markası ile 3D grafik kartları, Djlik ve dijital müzik ekipmanları, WiFi, hoparlörler ve webcamlar piyasaya sunduğunu, “…” markasının 9. sınıfta yer alan ürünler yönünden müvekkili adına birçok ülkede tescilli olduğunu, 2010/10812 sayılı … nezdindeki tescil başvurunun davalı adına tescilli 2000/21026 sayılı “…” markası nedeniyle reddedildiğini, müvekkilinin tanınmış “…” markası ile davalı “…” markasının birebir aynı olduğunu, müvekkilinin 556 Sayılı KHK’nın 8/3. maddesinden kaynaklanan önceye dayalı hakkı bulunduğunu, müvekkiline ait markanın … Sözleşmesi ile 556 Sayılı KHK’nın 7/1(ı) ve 8/4 maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin 2000/21026 sayılı markanın emtia listesinde yer alan hiçbir ürün üzerinde markayı kullanmadığını, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin dolduğunu, beş yılın dolması ile dava tarihi arasında da herhangi bir kullanım gerçekleşmediğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2000/21026 sayılı “…” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın “…” markası ile davalı tarafın “…” markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olsa da, davalı marka başvurusunun 03.10.2000 tarihinde yapıldığı ve 07.02.2002 tarihinde tescil edildiği, davanın ise başvurudan itibaren 10 yıl, tescilden itibaren ise yaklaşık 8 yıl 9 ay sonra açıldığı, söz konusu sürenin iyi niyetli marka sahibine karşı dava açma süresi olan 5 yılı aştığı, bu nedenle davacı markasının Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK’nın 7/1(ı) maddesi açısından tanınmış marka olduğunun
kabulü durumunda bile, söz konusu hükümsüzlük sebebinin dikkate alınabilmesi için davalının kötü niyetli olduğunun ispatı gerektiği, davacı tarafın davalının kötü niyetini ispatlayamadığı, bu nedenle davalının iyi niyetli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresi kaçırıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, tanınmışlık iddiasına dayalı hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı taraf, dava dilekçesinde dava konusu markanın 556 Sayılı KHK’nın 14 ve 42/1-c bendine dayalı olarak kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiştir. Bu durumda, dava dilekçesinde ileri sürülen iş bu hükümsüzlük nedeni ile ilgili olarak mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülerek, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.