YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7565
KARAR NO : 2013/22316
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2008/98-2012/7 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 103 ada 1 parsel üzerine otel binası için proje çizdiğini, sonradan 1 parsel ile 2 parselin tevhit edilerek 103 ada 3 parsel adını aldığını, burada kendilerinden izin alınmadan otel için ek bina yapıldığını, İmar Yönetmeliği’nin 62. maddesi uyarınca yapı ruhsatı alınmış olan yeni inşaat, ilave ve esaslı tadillerde, sonradan değişiklik yapılması istendiğinde mimari projenin yeniden tanzim edilmesi gerektiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait 103 ada 1 parsele davacının çizdiği proje gereğince otel yapıldığını, sonradan ise 2 parsele ayrı bir otel inşa edildiğini, projeye tecavüz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, manevi hak sahibinin projeyi çizen mimar olduğu, davacı şirketin manevi tazminat talebinde bulunamayacağı, eser sahipliğinden doğan hakkın yalnızca proje ve mimari yapı ile sınırlı bulunduğu, proje ve mimari yapı üzerinde olmayan yeni proje uygulamalarının tecavüz oluşturmayacağı, dava dışı mimara çizdirilen proje uygulamasının davacıya ait proje ve mimari yapı üzerinde değişiklik meydana getirmediği, 1 ve 2 parselin 3 parsel olarak birleştirilmesinin bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava mimari projeye tecavüzden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece eser sahipliğinden doğan hakkın yalnızca proje ve mimari yapı ile sınırlı olduğu, proje ve mimari yapı üzerinde olmayan yeni proje uygulamalarının tecavüz oluşturmayacağı, dava dışı mimara çizdirilen proje uygulamalarının davacının projesi üzerinde değişiklik meydana getirmediği, 1 ve 2 parselin 3 parsel olarak tevhit edilmesinin bu durumu değiştirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, 103 ada 1 parsel üzerine otel inşaatı için proje çizdiklerini, sonradan 1 ve 2 parselin birleştirilerek 3 parsel adını aldığını, büyük kısmı davacı tarafından çizilen projeye ek inşaat projesi çizen başka bir mimarın isminin yazıldığını, bu durumun eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüş, yine bilirkişi raporuna itirazında davacının çizdiği bölümler ve ek tadil kısımlarının tamamının müellifi diğer mimarmış gibi onaylatıldığını, yapı ruhsatında büyük kısmı davacı tarafından çizilen otelin tamamının mimari dava dışı mimar olarak gösterildiğini belirtmiştir. Nitekim, 10.01.2012 tarihli çoğunluk bilirkişi raporunda da davacının projesinin uygulandığı 3 nolu parsele, davalı tarafından başka bir mimara ek tadilat projesi çizdirildiği, davacının çizdiği bölümler ve ek tadil kısımlarının tamamının müellifi diğer mimarmış gibi onaylatıldığı, davacının onayı olmaksızın başka bir mimara tadilat projesi çizdirmek ve bütün projenin onayını başka bir mimara yaptırmanın fikri hakkın ihlali niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin mali haklarının sahibi olduğu ilk mimari projenin 1 parselde uygulanıp çoğaltıldığı, daha sonra bu parsele komşu 2 parselle birleştirilerek tek parça halinde 3 parsel adını alan taşınmaz üzerine bir başka mimar tarafından çizilen projenin, onay için yetkili mercilere ibrazında davacı şirkete ait mimari proje ile dava dışı mimar tarafından çizilen projenin bir araya getirilerek, birbirini tamamlayan asıl ve tadilat projeler halinde, yani tek bir proje olarak dava dışı mimarın imzasını taşımak suretiyle belediyeye sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirketin hak sahibi olduğu ilk mimari projeden istifade etmek suretiyle yapılan ikinci projenin, birleştirilmek suretiyle taşınmaz üzerinde tek bir proje halinde meydana getirilmesi halinde davacının projesinin izinsiz olarak işlendiği kabul edileceği gibi, bu projenin yetkili mercilere sunulması nedeniyle 5846 SK’nun 22. maddesi gereğince de çoğaltıldığı, dolayısıyla davacı şirketin kanundan doğan işleme ve çoğaltma hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerekir
Bu itibarla, mahkemece davacının mimari proje üzerindeki işleme ve çoğaltma haklarının ihlal edildiği kabul edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verlimesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.