YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8225
KARAR NO : 2013/7271
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/…/2011 tarih ve 2009/834-2011/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin %95 oranında hissedarı iken 2005 yılında hisselerini devrettiğini, hisse satış taahhüdünde “şu an içinde beyan edilmeyen bir borcun ortaya çıktığında hisse devreden olarak sorumlu olacağını” kabul ettiğini, şirket işçilerinden …’ün 1994-2005 yıllarına ait çalışmalarına ilişkin açtığı işçilik alacakları davasını kazanması üzerine müvekkili şirketin icra tehdidi altında 68.894,22 TL tutarında ödeme yaptığını, bu miktarın %95’inden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 65.449,00 TL’nin sebepsiz yere zenginleşen davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözü geçen hisse devir taahhüdünün taraflarının hisseleri devralanlar ile davalı müvekkili olduğunu, ayrı tüzel kişiliği olan davacı şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, davacı ile dava dışı işçinin danışıklı hareketiyle müvekkilinden çıkar sağlamaya çalıştıkları şüphesi içinde olduklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı sözleşmenin şekle aykırılık nedeniyle 6’ıncı maddede yer alan garanti taahhüdü ile birlikte batıl olduğu, buna bağlı olarak batıl garanti taahhüdündeki riziko gerçekleşmiş olsa bile batıl sözleşmenin garanti alacağı doğurmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafından talep edilen alacağın davacı şirketin kendi işçisine karşı bizzat yükümlü olduğu borçla ilgili olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye …,… TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ….04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.