YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8792
KARAR NO : 2014/2085
KARAR TARİHİ : 07.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2011/6-2012/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2014 günü hazır bulunan borcu üstlenen … vekili Av. …, davalı … A.Ş. vekili Av…. ve davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,… A.Ş.’ye … tarafından el konulmadan ve davalı bankaya devredilen …ile birleştirilmesinden önce davacının 21.12.1999 tarihinde 48.000 USD miktarındaki parasını… A.Ş.’nin … Şubesi’ne yatırdığını,… Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerinin hukuka aykırı yapılanmalarla bankadaki mevduata el koyma girişiminde bulunduğunu,… A.Ş.’nin hakim ortağı…’in 9100 hisse, % 91 pay sahibi ve yönetici sıfatıyla ve diğer hissedarların da… A.Ş. ve yine…’in hakim ortağı olduğu … Yatırım Holding A.Ş.’de pay sahibi olan kişilerle 13.08.1999 tarihinde … faaliyete başlamış gibi gösterilen… … Ltd. Şti.’ni kurduklarını, bu bankayı kurmakla kıyı bankacılığı yapmayı değil müşterilerin mevduatlarına hukuka aykırı şekilde el koymayı amaçladıklarını, müvekkilinin parasını alamadığını ve mağdur olduğunu ileri sürerek, 48.000 USD’nin 21.12.1999 tarihindeki kur karşılığı olan 25.719 TL’nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve borcu üstlenen … vekili, … A.Ş. ile… … Ltd. Şti.’nin ayrı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar oldukları için husumet itirazında bulunduklarını, her iki tüzel kişilik arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, BK’nın 31 ve 60. maddeleri gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle davacının dava hakkının düştüğünü, davacının kendi serbest iradesi ile daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müşterilerin kandırılmaya çalışılmadığını, sözleşmelerde… … Ltd. ibaresinin açık ve anlaşılır olarak yer aldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,… A.Ş. yöneticileri hakkında güveni kötüye kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış ve karara bağlanmış ve devam etmekte olan davaların bulunduğu, banka yöneticilerinin mevduatların … bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna etmeleri, baskı yaparak haksız eylemde bulundukları, esasen davalı bankaya devredilen… A.Ş. ile dava dışı … Bankası’nın yöneticilerinin aynı olup aralarında organik bir bağ bulunduğu ve yatan paranın aslında fiilen Kıbrıstaki … hesaplarına gönderilmeyip kayden … Bankası’na aktarılmış gibi gösterildiği, bu şekilde güven kurumu olması gereken… Bank A.Ş. Bankası’nın yöneticilerinin müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek, ikna ve hatta icbar ederek yatırılan mevduatları … hesaplarına yönlendirildiği, bu anlamda davalı bankaya devredilen… A.Ş.’nin ve dolayısıyla davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.592,06 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ve davayı üstlenmesi nedeniyle ihbar olunan …’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve borcu üstlenen … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, …’nin 5411 sayılı Kanun’un 140’ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. ile borcu üstlenen … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. ve borcu üstlenen … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalıya harç yükleyen 2 ve 5 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı … A.Ş. (borcu üstlenen …) harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan toplam 1.137,95 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 1.640,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın davalı …Bank A.Ş. ile borcu üstlenen … yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, davalı … A.Ş.-borcu üstlenen … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.