Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/9202 E. 2013/10631 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9202
KARAR NO : 2013/10631
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2011 tarih ve 2004/179-2011/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, tarafların müvekkili … ve Un Sanayi A.Ş.nin ortakları olduklarını, müvekkili şirket mali kriz içine girince şirketin borçlarını ödemek maksadıyla ortak olan müvekkillerinin kendi şahsi gayrimenkullerini … ekmek için davalıya verdiklerini, davalının normal şartlarda elde edilmesi gerekenden daha az mahsul elde ettiğini, aradaki fark için kendilerine hesap vermediğini, davalının çeltikten elde edilen geliri kendi menfaatine kullandığını, davalının hasat bittikten sonra ortaklıktan ayrıldığını , bu sırada davalı ile imzalanan anlaşma uyarınca müvekkili şirketin Akbank İpsala Şubesi’ne olan borçlarının yarısının davalı tarafından ödenmesinin ve şirket ekipmanlarının paylaşılmasının kararlaştırıldığını, ancak davalının Akbank’ a olan borcu ödemediği gibi şirkete ait ekipman paylaşılırken davalıya düşen kısmın müvekkili ortaklara düşen kısımdan 100.000 Tl daha kıymetli olduğunu, davalıya …’deki satılan tarla için, davalının 50.000 TL eksik ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL’nin yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından müvekkile … ekimi için verildiği iddia edilen taşınmazların tamamının davacılara ait olmadığını, bunların içinde 3.kişilere ait olan yerlerinde bulunduğunu müvekkili tarafından 2002 yılında … ekimi yapılan alanın sadece 2450 dekar olduğunu, 489.645.50Tl.sı gelir elde edildiğini, ancak iddia edildiği gibi müvekkilinin davacı şirket adına yaptığı masraflar toplamının 416.222.00Tl.sı değil, 520.000.00 Tl.sını geçtiğini, dolayısıyla davacıların müvekkilinden alacaklarının olmadığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmadan önce davacılar ile yapılan anlaşma uyarınca, davacı şirketin Akbank’a olan borçlarının yarısını ödendiğini, tarafların malzeme ve ekipmanları paylaşmış olduklarını, herkesin kendine düşen ekipmanları aldığını, artık bunlar arasındaki fiyat farkının talep konusu yapılamayacağını, …’deki 150 dekar çiftlik arazisinin fiilen kullanım amacıyla davacılara bırakıldığını, 2003 yılı hasat sonunda davacıların talebi üzerine müvekkili tarafından 150.000 TL ödenmek suretiyle bu arazinin alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların talebinin, davalının, davacı şirkete yönetim kurulu üyeliği yaptığı sırada şirket ve ortaklarına verdiği zararların tazmini kapsamında değil (TTK m. 341), davalının şirkette ortak olduğu sırada davacı ortaklar ile yaptığı iddia edilen anlaşmaların hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan bir alacak davasına ilişkin olduğu, … ekiminden elde edilen gelirin davalı tarafından kendi adına kullanıldığının kanıtlanmadığı, davacıların mal paylaşımı sözleşmesi ile bağlı oldukları, bunun aksine bir talepte bulunamayacakları, davalı tarafından Akbank’a ödenmesi gereken borcun ödenmemesi sonucunda davacıların ne gibi bir zarara uğradıklarının ispat edilemediği, …’deki gayrimenkul’un satışına dair iddianın resmi kayıtlar ile örtüşmediği, davacı vekilinin yemin delilini de kullanmak istemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.