YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9624
KARAR NO : 2014/1927
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ : SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2011
NUMARASI : 2010/417-2011/935
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2010/417-2011/935 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. Salih Karakelle dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin acentesi olan davalılardan S.. T..’nın acentelik sözleşmesinin 12.10.2006 tarihinde feshedildiğini, diğer davalının acentenin doğmuş doğacak borçları ile ilgili davacı şirket lehine 60.000 TL’lik ipotek verdiğini, davalı S.. T..’nın takip tarihi itibariyle borcunun 54.851,71 TL olduğunu, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, iddianın tamamen asılsız olduğunu, davacının alacağın kaynağını göstermediğini, borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, acentelik sözleşmesinin tarafı olan davalı S.. T..’nın tacir olup tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda delil sözleşmesi yapılamayacağı yada yapılan delil sözleşmesinin geçerli olamayacağı konusunda bir yasa hükmünün bulunmadığı, davalıya ticari defterlerini ibraz etmesi hususunda ihtarat yapıldığı halde davalının ticari defterlerini sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki iki, üç ve dört nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, çoğunluk bilirkişi kurulu raporu benimsenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacı defterlerinin acentelik sözleşmesinde kesin delil olarak kabul edilmiş olması davalının ödeme savunmasını defter dışında kalan yazılı deliller ile kanıtlama olanağını ortadan kaldıran bir niteliğe sahip değildir. Diğer bir deyişle, münhasır delil sözleşmesi davalının ödeme savunmasını usulüne uygun kanıtlama hakkına engel teşkil etmez. Bu bağlamda, davalılarca takip konusu borcun ödendiği savunulmuş, delil olarak da dosya arasında örnekleri bulunan beş ayrı takip dosyasına, davacı şirketin Kadıköy Bölge Müdürlüğü’nden alınan belge suretlerine, takibe konu çeklerin bankalarca iade edildiğine ilişkin yazı suretlerine dayanılmıştır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme savunmasına ilişkin anılan belgelerinin nazara alınıp alınmadığı rapor içeriğinden anlaşılamamakta olup, rapor bu yönden eksik ve denetime elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının ödeme savunmasına ilişkin anılan belgeleri kuşkuya yer bırakmaksızın denetlemeye elverişli bir şekilde değerlendiren, davalılar vekilinin ciddi ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, mahkemece artan ve eksilen oranlar nazara alınmadan yazılı şekilde %19 sabit faiz oranına hükmedilmesi de keza doğru olmamıştır.
4- Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin iki, üç ve dört nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı S.. T..’ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.