YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9683
KARAR NO : 2014/2467
KARAR TARİHİ : 13.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.11.2011 tarih ve 2011/40-2011/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … ve davalılardan …, …, … … Plastik San. Tic. A.Ş., … ve … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın … Şubesi tarafından dava dışı … … San. A….ye 1994 yılında USD ve TL cinsinden krediler kullandırıldığını, kredilerin teminatını oluşturmak üzere …,… ve …’ın kefaletlerinin tesis edildiğini, firma ve kefilleri hakkında 09.06.1998 tarihinde genel haciz yolu ile takibe başlandığını, takip sonucu kısmi tahsilat yapılması nedeniyle takiplere devam olunduğunu ancak yapılan hacizlerde borçlu ve kefillerin herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığını, borçlu şirketin hukuki boşluk ve ticari hayatın kendisine tanıdığı olanaklardan yararlanarak başka nam ve unvanlarla aynı kişilerce perde arkasından faaliyetlerini devam ettirdiğini, bu kapsamda kredi borçluları ile davalı firma ve kişiler arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların bankadan mal kaçırmak amacıyla faaliyetlerini bu şirket ve kişiler üzerinden sürdürdüklerini, bu durumun hukuki olarak namı müstear, perdeyi kaldırma teorisi ve kanuna karşı hile ile muvazaa nedenleriyle batıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 948.309,00 TL banka asıl alacağının 09.06.1998 tarihinden itibaren hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … … ve Plastik San. Tic. A.Ş., …, …, …, … vekili ile … Ayakkabı ve Giyim San.ve Tic.A.Ş., … Ayakkabı ve Giyim San.ve Tic. A….vekili ve …, davanın zamanaşımına uğradığını ve davacının iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlıkta davacı bankanın asıl borçlusunun dava dışı … … ve Plastik San. Tic. A.Ş. olduğu, bu şirket ortaklarının davacı bankayı dolandırmak ve kredi borcunu ödememek saikiyle hareket ettikleri kabul edildiği düşünülecek olsa dahi perdenin kaldırılması teorisine göre bu ortakların sorumluluğuna gidilmesi gerekmekte olup, işbu davada dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklarının davalı olarak gösterilmediği, davada borçlu şirketin ortakları veya bu ortakların yine ortak olduğu başka şirketler değil, borçlu şirket ortaklarının akrabaları ve bunların ortak olduğu şirketler yönünden dava açıldığı, akrabalık bağı ve ortak adresin iddiaların ispatı için yeterli delil teşkil etmediği, davacı taraf iddialarının ispatlanamadığı, ayrıca BK’nın 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 12.03.2012 tarihinde verilen Ek Karar ile gerekçeli kararın davacı vekilinin UYAP sistemindeki kayıtlı adresine 21.02.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilince temyiz dilekçesinin 12.03.2012 tarihinde verildiği, temyiz dilekçesinin yasal süresinin bitiminden sonra ibraz edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup, bu kararın yasal süre içinde temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, dava dilekçesinde davacı bankanın adresi olarak … … 2.Cadde No:63 …/… gösterilmiş olup, vekillerin adresi olarak da aynı adresin belirtildiği, ancak davacı vekiline duruşma gün ve saatine ilişkin olarak çıkarılan davetiyenin belirtilen adrese değil de … Bulvarı No:63 …/… adresine çıkarıldığı, bu adreste tebliğin yapılamayıp, davetiyenin dava dilekçesinde belirtilen adrese sevk edildiği görülmüş olup, bundan sonraki tüm dilekçelerde de davacı ve vekillerinin adresi olarak Söğütözü/… adresinin gösterilmiş olmasına rağmen gerekçeli karara ilişkin tebliğ evrakının bu adrese gönderilmesi gerekirken, ilk çıkarılan davetiyenin tebliğ edilemediği diğer adrese gönderilmesi yerinde olmadığından usulsüz olarak yapılan tebligata dayanarak davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkemece temyiz isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararın bozularak, davacı vekilinin karara karşı yaptığı temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın bozularak temyiz isteminin incelenmesine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar …, …, … … Plastik San. Tic. A.Ş., … ve …’a verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.