Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/9736 E. 2013/9075 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9736
KARAR NO : 2013/9075
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2012 tarih ve 2011/371-2012/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı sigortalı… ‘nın alıcısı olduğu 32 rulo tuvalet, havlu, peçete kağıtlarının … /… Limanı’ndan … /… Limanı’na gemi ile taşınmasını sigorta ettiğini, yüklerin davalının donatanı/taşıyanı/işletmecisi olduğu gemiye sağlam ve temiz olarak yüklendiğini fakat emtianın boşaltma limanında hasarlı ve kullanılmaz halde olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelini dava dışı sigortalıya ödediklerini ileri sürerek gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, 40.515,00 AVRO tutarında sigorta tazminatının ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, emtianın 30/06/2010 tarihinde … Limanı’nda tahliye edildiğini, 01/07/2010 tarihinde alıcısına varış ihbarı gönderilen konteynerlerin teslim alınmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra 21/07/2011 tarihinde açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 27/06/2010 tarihinde taşımanın başladığı, 27 adet konteynerin gemiye yüklenerek 30/06/2010 tarihinde… Limanı’nın malzeme istasyonuna boşaltıldığı, yolculuğun sona erdiği, varış ihbarnamesi gönderilmesine rağmen iki adet yükün teslim alınmadığı ve davanın 21/07/2011 tarihinde açılmış olduğu gerekçesiyle 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin olup mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hak düşürücü süre dava ön şartı niteliğinde olup, AAÜT 7. maddesinin atfı ile tarifenin ikinci bölümünde belirtilen miktarlar itibariyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünde 3. bentte yer alan “9.690,80 TL vekalet ücreti” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “1.200 TL maktu vekalet ücreti” ibaresinin konulmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.