YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10161
KARAR NO : 2014/13452
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2009
NUMARASI : 2007/934-2009/752
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2007/934-2009/752 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. B.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin işlettiği tamirhanede 3. şahıslara verilecek zararlara karşı 3. şahıs mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, dava dışı müşteriye ait aracın test sürüşü sırasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, hasarın poliçe teminatında olmadığı gerekçesiyle davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 127.402,68 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte 3. şahsın aracında meydana gelen hasarın kasko sigortacısı tarafından ödenmesi nedeniyle 3. şahsın her hangi bir zararının bulunmadığını, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tamir için almış olduğu 3. şahsa ait araçta meydana gelen kaza sonucu oluşan hasarın davalı nezdinde yapılan 3. şahıs mali mesuliyet sigorta teminatında dahil olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 3. şahsa ait aracın arızalı olması nedeniyle davacının çalışanı tarafından mahallinden alınarak davacının işlettiği tamirhaneye getirilirken meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, hasar bedelinin kasko sigortacısı tarafından 3. şahsa ödendiği ve hasarlı aracın 3. şahıs tarafından davacıya satıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, kaza sonucu oluşan hasar bedelinden davalı sigortacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 1. maddesinde sigorta teminatının neyi kapsadığı açıklanmış olup bunlar; üçüncü şahısların ölmesi, yaralanması veya sıhhatinin muhtel olması veya üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar (maddi zarar ve ziyanlar) husule gelmesi sebebi ile poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerinden dolayı, sigortalıya karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan talepleridir.
Dava konusu olayda, kaza sonucu hasarlanan 3. şahsa ait aracın hasar bedeli kasko sigortacısı tarafından karşılanmış olup, bu kazaya ilişkin olarak 3. şahsın uğramış olduğu ve kasko sigortacısı tarafından karşılanmayan bir zararın varlığı da iddia ve ispat edilememiştir. Bu durumda, 3. şahsın gerçek zararı kasko sigortacısı tarafından karşılanmış olması yanında 3. şahsın davacıya yönelik her hangi bir talebi de mevcut değildir. Bununla birlikte 3. şahsın kasko sigortacısı tarafından davacıya yönelik bir rücu talebinin olduğu veya davacı tarafından kasko sigortacısına bir ödeme yapıldığı da iddia edilmemiştir.
Bu itibarla mahkemece, 3. şahsın uğramış olduğu ve davacıya yöneltilmiş her hangi bir zarar iddiası mevcut olmadığı göz önüne alınarak, davacı ve onun sorumluluğunu üstlenen davalının konumu buna göre değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.