Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10717 E. 2013/15409 K. 11.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10717
KARAR NO : 2013/15409
KARAR TARİHİ : 11.09.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2011 tarih ve 2010/497-2011/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davacı bankanın müşterilerinden …’ya ait kredi kartı hesabından internet bankacılığı kullanılarak kimliği belirsiz kişilerce 20.000,00 TL nakit avans çekildiğini, ardından davalının Akbank … Şubesi nezdindeki hesabına 19.950,00 TL lik kısmının aktarıldığını, bu paranın davalı tarafından hesaptan çekilmesi halinde davacı bankanın telafisi mümkün olmayacak şekilde zarara uğrayacağını ileri sürerek, davalının hesabındaki 19.950,00 TL’nin ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, paranın davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, hesabına yatırılan 19.950,00 TL nin kendisini nöroloji doktoru olarak tanıtan kişiye 13.000 dolar verilmesi karşılığı olduğunu, hesabına paranın yatırıldığını kontrol ettikten sonra bu kişiye 13.000 doları aracı vasıtasıyla gönderdiğini, şahsın dolandırıcı olduğunu anlayabilmesinin mümkün olmadığını, olayda sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; kendisini nöroloji doktoru olarak tanıtan kişinin davalıdan telefon ile dolar istemesi üzerine, davalının hesabına paranın yatırıldığını kontrol ettikten sonra 13.000 doları aracı vasıtasıyla gönderdiği, davalının dolara uyguladığı kurun Merkez Bankası kuru ile hemen hemen eşit olduğu, aşırı kazanç sağlama durumunun olmadığı, davalının hesabına gelen paranın banka müşterisinin bilgisi dışında çekilen bir para olduğunu bilemeyeceği, yaptığı işlemde gerekli özeni gösterdiği, davacı bankanın varsa zararını dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren kişi veya kişilerden tahsil etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Türk Medeni Kanununun 990. maddesi uyarınca parayı iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı istirdat davası açılamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.