Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10852 E. 2013/20597 K. 15.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10852
KARAR NO : 2013/20597
KARAR TARİHİ : 15.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2013 tarih ve 2013/23-2013/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Köln Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 05.01.2009 tarih 22 O 680/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK’nun 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
5718 Sayılı MÖHUK’nın 53. maddesinde, mahkemeden yabancı ilamın tenfizine karar verilmesine ilişkin talep dilekçesine hangi belgelerin ekleneceği hüküm altına alınmıştır. Anılan madde uyarınca tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslının veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneğinin ve tercümesinin eklenmesi gerekmekte olup bu hususun mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Somut olayda, davacı tarafça dosyaya sunulan yabancı mahkeme ilamında dosya numarası 22 O 179/08 olmasına rağmen kararın tercümesindeki dosya numarası 22 O 680/06’dır. Öte yandan, sunulan karar tercümesinin ilk sayfasında kesinleşme tarihi olarak 28 Ekim 2011 tarihi yazılı olup karar aslında ise böyle bir tarih yer almamaktadır. Bu itibarla, mahkemece karar aslı ile tercümesi arasındaki bu çelişkiler giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.