YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10902
KARAR NO : 2014/4206
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/04/2013
NUMARASI : 2013/34-2013/50
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2013 tarih ve 2013/34-2013/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Münüse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 2009 yılında “Gaz Sancılı Bebek ve Tedavisi” isimli bir kitapçık hazırlayıp hasta sahiplerini bilgilendirmek amacıyla ücretsiz olarak Türkiye’de dağıtımını yaptıklarını, davalının Aydın Devlet Hastanesi’nin yayını olan “Nabız” adlı derginin Nisan 2010 sayısında, “Bebeklerde Gaz Sancısı ve Tedavisi” başlığı ile yayınladığı makalede müvekkillerine atıf yapmadan, kaynak göstermeden kitapçığı bire bir kopyalayarak davacıların mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, bu şekilde haksız olarak fayda, mesleki itibar ve gelir sağladığını, davalının BK.’nın 42. maddesi gereğince de müvekkillerine tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yazdığı makalenin derleme bir yazı olup, yararlanılan kaynakların belli olduğunu, makalede verilen bilgilerin genel geçer nitelikte bulunduğunu, yazının yayınlandığı derginin halka ücretsiz dağıtıldığını, davacıların bir zararı bulunmadığı gibi, davalının da bu yazı nedeniyle gelir elde etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sınırlı sayıda ve sınırlı çevrelere yönelik olarak bir devlet hastanesinin kendi olanakları ile hazırladığı tıp dergisi içerisinde yayınlanan makalenin, davalı açısından, itibardan öte bir etkisi olmadığı, davalının bu yayın dolayısıyla bir gelir elde etmediği, ancak, her üç davacının makalelerinden doğan belli bir mali haklarının bulunduğunu, ülkemizde telif haklarının ekonomik anlamda nasıl değerlendirildiği ve yazarlarına ne kadar nema sağladığı konusu hâkimliklerince az çok bilindiği, buna göre davacının FSEK 68. madde yerine BK. 42 ve 43. maddelere göre değerlendirme yapılması talebi kabul edilmek suretiyle makul ve hakkaniyete uygun bir tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, bozma ilamı ile birlikte manevi tazminat hükmü açısından usulü kazanılmış hak doğduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıların eserine tecavüz nedeni ile tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra davacıların talep edebileceği telif tazminatının mahkemece belirlenebileceği gerekçesi ile BK’nın 42-43 maddeleri gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmiştir. Ancak, telif tazminatının belirlenmesinin hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenmesi mümkün olmayıp Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere konunun uzmanı olan bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.