YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1098
KARAR NO : 2014/6689
KARAR TARİHİ : 04.04.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen …/07/2012 tarih ve 2011/18-2012/177 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/04/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin borsada aracı kurum olarak çalıştığını, davalının bu kapsamda sözleşme imzalayarak hesap açtığını, dava dışı …isimli kişiye işlemlerini takip etmek için vekaletname verdiğini, hisse senetlerinin anılan kişi tarafından hesaptan çekilerek bakiyenin sıfırlandığını, davalının bu olaylardan habersiz imiş gibi kendilerine ihtarname gönderdiğini, haklarında icra takibi yaptığını, takip haksız olsada şirketin imajı açısından dava açma hakları saklı kalmak üzere ödemede bulunduklarını, davalı ve dava dışı Hürçetin Yılmaz hakkında dolandırıcılık ve sahtecilikten ceza davası açıldığını, davalının kendilerinden mükerrer tahsilat yapmak istediğini ileri sürerek, icra dosyasına ödedikleri 108.766,87 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kimseye vekaletname vermediğini, ceza dosyasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığını, dava dışı Hürçetin’in kendisine davacı aracı kurumla çalışması konusunda tavsiyede bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararı zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış ise de, bu dosyadaki ifadeler, delillerle birlikte, davalının dava dışı Hürçetin Yılmaz’ı tanıması, SPK mevzuatına göre tutulması gereken ses kayıtlarına göre davalının yapılan işlemlerden bilgisi ve rolünün olduğunun anlaşılması karşısında, davacının icra baskısı altında ödediği miktarın davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece SPK mevzuatına göre zorunlu olarak tutulması gerektiğinden bahisle telefon kayıtlarına itibar edilmiş ise de, anılan kayıtların taraflar arasındaki menkul kıymet ilişkisi bittikten sonraki dönemde yapılmış olması nedeniyle itibar edilemeyecek olmasına, ancak mahkemenin diğer gerekçelerinin yerinde bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.814,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.