YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11446
KARAR NO : 2014/1976
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2011/263-2012/1253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30 Mayıs 2007 tarihinde davalı bankanın internet şubesinde XS0268818118 kod numaralı hazine bonosunu 2.000 Amerikan Doları karşılığında satın aldığını, 2009 yılı başlarında … Şubesi’nden bir yetkilinin davacıyı arayarak aldığı hazine bonosunu ihraç eden yabancı bankanın iflas ettiğini ve şubeye gelerek bazı kağıtları imzalaması gerektiğinin söylendiğini, zararın giderilmesi amacıyla yapılan görüşmelerin olumsuz olduğunu ve bunun üzerine Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreterliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti’ne başvurulduğunu, yapılan başvuru neticesinde 29/09/2009 tarihli karar ile satın alınan tahvilin devlet tahvili olmadığı, yurt dışı kökenli tahvil olduğu konusunda bilgilendirilmediği gerekçesi ile bankanın kusurlu bulunduğunu ve davacının şikayetinin kabul edildiğini ileri sürerek müvekkilinin, davalı bankanın kusuru neticesinde satın aldığı Kazakistan bankasına ait tahvil bedeli olan 2.000 Amerikan dolarının satın alma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirtilen tahvilleri almasında müvekkili bankanın herhangi bir yönlendirmesi ve telkini olmadığı gibi davacının yatırım kararını kendisinin vermiş olduğunu ve internet bankacılığını kullanarak kendi hesabından işlem yapılması hususunda müvekkilinin herhangi bir müdahalesinin de olmadığını, yapılan yatırım işleminde herhangi bir sorumluluğun müvekkili bankaya yönlendirilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının usule aykırı ve haksız açtığı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacıya ait davalı bankada bulunan yatırım hesabından bizzat davacı … tarafından gerçekleştirilen işlemle yabancı bir bankanın tahvilinin satın alındığı, tahvil ihraç eden bankanın daha sonra iflas ettiği ve bu nedenle davacının 2.000 USD zarara uğradığı, davalı bankanın davacının zarara uğramasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.