YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1153
KARAR NO : 2013/18111
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2002 tarih ve 2002/486-2002/1331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Yurt Bank A.Ş….Şubesine giderek vadeli hesap açtıran müvekkiline, bu paranın gerekirse …’ta bulunan şubelerinde değerlendirileceği, bu nedenle yüksek faiz uygulanacağı ifade edilerek hesap tarihi itibariyle banka cüzdanı verilmeyip sonradan verildiğini, anılan bankaya el konulduktan sonra cüzdanlar üzerinde Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. ibaresinin bulunduğunun anlaşıldığını, Yurt Bank A.Ş. tarafından paravan bir banka kurularak off shore hesabında gözüken paraların …’a gönderilmeden kendi hesaplarında toplandığını ve buradan … bünyesinde kredi olarak dağıtıldığını, Yurtbank A.Ş. …’a katıldığından, davalı bankanın da sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, 22.485.000.215 TL’nin 12.10.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, husumetten ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talimatı ile paranın ayrı bir tüzel kişilik olan Yurt Security Off Shore Bank hesabına geçtiği, davacının dava tarihine kadar kendisine verilen hesap cüzdanına karşı bir itirazda bulunmadığı, davalı hesabına yatmamış olan paranın davalılardan talep edilemeyeceği, davalı nezdinde açılmış vadeli bir hesap ya da davacıya karşı yapılmış bir taahhüt bulunmadığı, davanın kıyı bankasına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı … A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş….Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının rızası dışında Yurt Security Off shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile dava dışı Yurt Security Off shore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek, davanın kıyı bankasına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı …’in yöneticisi olan davalı … hakkında, “off shore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı … ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların … A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, off shore bankasının paravan bir şirket olarak davalı … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan … … hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı …’in ve … A.Ş.’nin gerekse Yurtbank A.Ş.’nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.’nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açılan davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.